<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fatihiraz.net &#187; metin karabasoglu karakalem dergisi</title>
	<atom:link href="http://fatihiraz.net/tag/metin-karabasoglu-karakalem-dergisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://fatihiraz.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Jan 2012 17:30:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Nehrin ötesi</title>
		<link>http://fatihiraz.net/2010/02/09/nehrin-otesi/</link>
		<comments>http://fatihiraz.net/2010/02/09/nehrin-otesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 20:48:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Unlem]]></category>
		<category><![CDATA[metin karabasoglu karakalem dergisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fatihiraz.net/2008/01/21/nehrin-otesi/</guid>
		<description><![CDATA[Talut zalim Calut&#8217;a karşı cihatla tavzif ediliyor. Cihad için Beni İsrailin tüm erkeklerini topluyor. Onlara Rablerinin onları bir nehir&#8217;le sınanacağını bildiriyor. Nehirden geçerken, avuçlayabildikleri kadarı hariç, su içilmesinin yasak olduğunu duyuruyor. Ne var ki çok azı denileni yapıyor. Çoğu, ilahi emri dinlemeyip kana kana içiyorlar. Ama mazeretleri var; &#8220;Su içmesek güçsüz kalırız. Savaşamayız.&#8221; Sonra, nehrin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img src="http://img98.imageshack.us/img98/9522/3428370866bddf20d2exx8.jpg" alt="" /></p>
<p>Talut zalim Calut&#8217;a karşı cihatla tavzif ediliyor. Cihad için Beni İsrailin tüm erkeklerini topluyor. Onlara Rablerinin onları bir nehir&#8217;le sınanacağını bildiriyor. Nehirden geçerken, avuçlayabildikleri kadarı hariç, su içilmesinin yasak olduğunu duyuruyor. Ne var ki çok azı denileni yapıyor. Çoğu, ilahi emri dinlemeyip kana kana içiyorlar. Ama mazeretleri var; &#8220;Su içmesek güçsüz kalırız. Savaşamayız.&#8221;</p>
<p>Sonra, nehrin öteki yakasında Calut&#8217;un ordusu beliriyor. Sayıca kat kat fazla, üstelik silahça daha güçlü bir ordu olduğu uzaktan bile görülüyor. Kana kana su içip güçlenenler, cihad meydanını terke başlıyor. Ama yine mazeretleri var; &#8220;Düşman ordusu sayıca daha fazla ve bizden çok daha güçlü.&#8221;</p>
<p>Biz bir nehirle sınanmadığımızı düşünüyor olabiliriz belki. Oysa hayat boyu &#8220;sebepler nehri&#8217;nde&#8221; oynaşıyoruz. İman hizmetini bile paraya, mala makama, şöhrete, yurda, sayıya, tiraja endeksleyip günlerimizi ve gecelerimizi onlar peşinde harcıyoruz. Onları öylesine kana kana içiyoruz ki, nehrin ötesini düşünmeye, düşünsek de geçmeye mecalimiz kalmıyor.</p>
<p>Talut&#8217;un ordusundaki, Rabbinin rahmet ve kudretine tam bir iltica ile &#8220;Ve sebbit akdemana&#8221; duasını eden inanmış azların, Mekke&#8217;deki inanmış azların, Bedir&#8217;deki inanmış azların, Hendek&#8217;teki inanmış azların yalnız O&#8217;na teslimiyet içindeki mücadelesini yaşamıyoruz. Güç peşinde koşuyor, tüm hareketlerimizi ona bina ediyor, sonuçta gücü buluyor, ama kendimizi bulamıyoruz.</p>
<p>Metin Karabaşoğlu<br />
Camide Dans Var, s.67-68</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand shr-bookmarks-center">
<ul class="socials">
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Nehrin+%C3%B6tesi+-+http://tinyurl.com/y8j3kbr&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Bunu Tweet'le!">Bunu Tweet'le!</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://fatihiraz.net/2010/02/09/nehrin-otesi/&amp;t=Nehrin+%C3%B6tesi" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:Facebook">Bunu paylaş:Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-friendfeed">
			<a href="http://www.friendfeed.com/share?title=Nehrin+%C3%B6tesi&amp;link=http://fatihiraz.net/2010/02/09/nehrin-otesi/" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:FriendFeed">Bunu paylaş:FriendFeed</a>
		</li>
		<li class="shr-gmail">
			<a href="https://mail.google.com/mail/?ui=2&amp;view=cm&amp;fs=1&amp;tf=1&amp;su=Nehrin+%C3%B6tesi&amp;body=Link: http://fatihiraz.net/2010/02/09/nehrin-otesi/ (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A %0D%0ATalut%20zalim%20Calut%27a%20kar%C5%9F%C4%B1%20cihatla%20tavzif%20ediliyor.%20Cihad%20i%C3%A7in%20Beni%20%C4%B0srailin%20t%C3%BCm%20erkeklerini%20topluyor.%20Onlara%20Rablerinin%20onlar%C4%B1%20bir%20nehir%27le%20s%C4%B1nanaca%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20bildiriyor.%20Nehirden%20ge%C3%A7erken%2C%20avu%C3%A7layabildikleri%20kadar%C4%B1%20hari%C3%A7%2C%20su%20i%C3%A7ilmesinin%20yasak%20oldu%C4%9Funu%20duyuruyor.%20Ne%20var%20ki%20%C3%A7ok%20az%C4%B1%20deni" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Gmail">Bunu e-postala:Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebookmarks">
			<a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://fatihiraz.net/2010/02/09/nehrin-otesi/&amp;title=Nehrin+%C3%B6tesi" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Bookmarks">Bunu ekle:Google Bookmarks</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.google.com/buzz/post?url=http://fatihiraz.net/2010/02/09/nehrin-otesi/&amp;imageurl=" rel="nofollow" class="external" title="Google Buzz'da paylaş:">Google Buzz'da paylaş:</a>
		</li>
		<li class="shr-googlereader">
			<a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://fatihiraz.net/2010/02/09/nehrin-otesi/&amp;title=Nehrin+%C3%B6tesi&amp;srcUrl=http://fatihiraz.net/2010/02/09/nehrin-otesi/&amp;srcTitle=Nehrin+%C3%B6tesi&amp;snippet=%0D%0ATalut%20zalim%20Calut%27a%20kar%C5%9F%C4%B1%20cihatla%20tavzif%20ediliyor.%20Cihad%20i%C3%A7in%20Beni%20%C4%B0srailin%20t%C3%BCm%20erkeklerini%20topluyor.%20Onlara%20Rablerinin%20onlar%C4%B1%20bir%20nehir%27le%20s%C4%B1nanaca%C4%9F%C4%B1n%C4%B1%20bildiriyor.%20Nehirden%20ge%C3%A7erken%2C%20avu%C3%A7layabildikleri%20kadar%C4%B1%20hari%C3%A7%2C%20su%20i%C3%A7ilmesinin%20yasak%20oldu%C4%9Funu%20duyuruyor.%20Ne%20var%20ki%20%C3%A7ok%20az%C4%B1%20deni" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Reader">Bunu ekle:Google Reader</a>
		</li>
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://fatihiraz.net/2010/02/09/nehrin-otesi/feed" rel="nofollow" class="external" title="Bu makale için yorumlara üye ol.">Bu makale için yorumlara üye ol.</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fatihiraz.net/2010/02/09/nehrin-otesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Devam ve Kemal</title>
		<link>http://fatihiraz.net/2009/12/29/1258/</link>
		<comments>http://fatihiraz.net/2009/12/29/1258/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Dec 2009 20:03:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Düşünce iklimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ma'nâ-yı Harfî]]></category>
		<category><![CDATA[Manayi harfi]]></category>
		<category><![CDATA[metin karabasoglu karakalem dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[risale haber]]></category>
		<category><![CDATA[risalehaber]]></category>
		<category><![CDATA[risalehaber.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fatihiraz.net/?p=1258</guid>
		<description><![CDATA[Emirdağ Lahikası&#8217;nın sayfaları arasında dolaşırken, Bediüzzaman’ın ısrarla üzerinde durduğu hususlar bir bir nazarımıza çarpar. Bu hususlardan biri, onun, ‘baki bir davanın fani şahıslara bağlanması’na yönelik itirazıdır. İmana ve Kur’ân’a hizmet gibi bir dava, fani şahıslara mal edilemez, onlarla kaim görülemez, onlara bağlanamaz, onlarla kayıt altına alınamaz; alındığı takdirde büyük hata olur. Çünkü, imanın ve Kur’ân’ın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://farm4.static.flickr.com/3035/3085395508_39e29d1f90.jpg"><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3035/3085395508_39e29d1f90.jpg" alt="" width="500" height="335" /></a></p>
<p>Emirdağ Lahikası&#8217;nın sayfaları arasında dolaşırken, Bediüzzaman’ın ısrarla üzerinde durduğu hususlar bir bir nazarımıza çarpar.</p>
<p>Bu hususlardan biri, onun, ‘baki bir davanın fani şahıslara bağlanması’na yönelik itirazıdır. İmana ve Kur’ân’a hizmet gibi bir dava, fani şahıslara mal edilemez, onlarla kaim görülemez, onlara bağlanamaz, onlarla kayıt altına alınamaz; alındığı takdirde büyük hata olur. Çünkü, imanın ve Kur’ân’ın hakikatlerini kavramak, bir şahsın inhisarında değildir öncelikle. İkincisi, böyle bir durumda, o kudsî hizmet, o fani şahsın ölümü veya hayatta iken yaşadığı olumsuz bir değişim ve dönüşüm ile akamete uğrama riskine maruz kalmaktadır.</p>
<p>Bediüzzaman’ın kendisinin hayatta iken Risale-i Nur’daki bir hakikatin zıddına birşey söyler duruma düşmesi riskine karşı talebelerini uyaran, “Said de bir talebedir” kaydını düşerek Risale-i Nur’un Kur’ân’dan tereşşuh eden hakikatlerini şahsından azade ve üstte tutarak bu riski bertaraf etmeyi gaye edinen harikulâde mektubu, bu açıdan bilhassa kayda değerdir.</p>
<p>Yine böylesi mektupların birinde ise, Bediüzzaman, Risale-i Nur’da sıklıkla karşımıza çıktığı şekilde, satır aralarını sıkışmış kalmış gibi görünen bir ibarede bir büyük hakikat ve hizmet dersini ve davetini ifşa eder bizim için. Bu mektup, yine, kudsî ve büyük bir hizmetin âlemler Rabbinin Kelam-ı Ezelîsine dayanan ebedî ve baki bir davanın fani şahıslara bağlanamayacağına temasla, bu büyük ve kudsî hizmeti “her cihette devam ve kemalde olan” diye tarif etmektedir:</p>
<p>“Baki bir hakikat, fani şahsiyetler üstüne bina edilmez. Edilse, hakikata zulümdür. Her cihetle kemâlde ve devamda bulunan bir vazife, çürümeye ve çürütülmeye maruz ve mübtela şahsiyetlerle bağlanmaz; bağlansa, vazifeye ehemmiyetli zarardır.”<br />
Emirdağ Lâhikası’nın birinci cildinde yer alan bir mektubun bu paragrafında bir cümlenin içine dercolmuş bu kısacık ‘kemâl ve devam’ ifadesi, hakikat yolcusu ve hak âşığı için geniş dersler ve derin hikmetler barındırır.</p>
<p>En başta, bu ifade, Bediüzzaman’ın tâ Muhakemat’tan başlayarak eserlerinde sıklıkla ifade ettiği ve “Yirmidördüncü Mektub”da Allah’ın esmâ ve sıfatlarından öte ‘şuunat-ı ilâhiye’ye dayandırdığı “Âlemde meylü’l-istikmal var” kevnî hakikatiyle tam bir uyum içindedir. Demek ki, gördüğü hakikati en başta kendi dünyasına tatbik eden, iman ve Kur’ân hesabına inşa ettiği hizmet yoluna bu hakikatin ışığıyla bakan biridir Bediüzzaman. “Âlemde meylü’l-istikmâl var” derken, Risale-i Nur hizmetinin şahsına bağlanmasına ve şahsının hayatı ve idrakiyle kaim ve mahdut kılınmasına razı değildir. Nitekim, Kastamonu Lâhikası’ndaki bir mektubunda, “Risale-i Nur’un telifinden talebelerin de hissedar olması”na atıfla Risale-i Nur’u ‘bitmiş’ değil ‘başlamış’ bir telif olarak sunması ve böylece onu bir ‘kapalı metin’ olarak değil, bir ‘açık metin’ olarak tarif etmesi bu sebeptendir. Keza, İşârâtü’l-İ’caz tefsirinin başına Kur’ân’ı hakkıyla tefsirin bir kişinin kârı değil, hepsi tefsir için gerekli vasıfları haiz ve ayrıca farklı farklı ilimlerde temayüz etmiş bir mü’minler topluluğunun kârı olduğunu ifade ederek, kendi harikulâde tefsirinin böyle bir tefsire bir ‘nümune’ ve ‘mukaddime’ mahiyetinde olduğunu belirtmesi de&#8230;</p>
<p>İkincisi, kemâl ve devam, bir hayatiyet alâmetidir. Birşey artık olduğu gibi duruyorsa, gelişmiyor, genişlemiyor, devam etmiyorsa, hayatiyetini yitirmişliğine alâmettir bu. ‘Cansız’ nesneler ya olduğu gibi durur ya içinde bulunduğu çevre şartlarına tâbi ve teslim olur. Olduğu gibi durmayıp gelişiyor olmak, çevreyle bir alışveriş içerisinde bulunmak, hayat alâmetidir. Kur’ân ise, âlemler Rabbinin Kelâm-ı Ezelîsidir, içerdiği anlamlar bitimsizdir, ‘lâfzı’ itibarıyla nüzulu Peygamber aleyhissalâtu vesselam hayatta iken tamamlanmış olmakla birlikte mânâları mü’minlerin kalbine inmeye hâlâ devam etmektedir. Aynı şekilde, imanın hakikatleri, meselâ esmâ-i hüsnâ, nihayetsiz tecellileri ile daima yeni yeni keşifleri ister ve iktiza eder bir keyfiyettedir. Durum bu iken, imana ve Kur’ân’a adanmış bir hizmet, fani bir şahsa bağlanmakla ‘kemâl ve devam’ yolundan alıkonulup dondurulamaz, manen öldürülemez.</p>
<p>Üçüncüsü, devam kemâli içeriyorsa anlamlıdır ve sürdürülebilir haldedir. Tohumun fidana, fidanın ağaca yolculuğu ve en sonunda meyve verir hale gelmesi, meyvenin ise içinde taşıdığı tohumla yeni ağaçlara önsöz olması gibi; bu hizmetin devamı için ‘her cihetle’ kemâli şarttır. Tohum, meyveler veren bir ağaç haline gelmelidir ki, kabuğunu çatlatıp kendini çürütmesi bir hayra yaramış olsun.</p>
<p>İşte, iman hizmetinin devam ve kemâli için de, şahısların ona tâbi olması, ama onun şahıslarla bağlanmaması gerekmektedir. Yok eğer böyle bir hizmet şahıslarla bağlanmış ise, o hizmetin devamı gelmez; faraza devam etse bile, asla kemâl bulamaz.</p>
<p>Bediüzzaman’ın ilgili mektubundaki bu ‘her cihetle kemâlde ve devamda bulunan bir vazife’ ifadesi, bu mânâları zımnında taşırken, Risale-i Nur hizmetinde Bediüzzaman’dan sonra yaşanan inkıta ve inkıbazların bir sebebin de herhalde izah ediyor. Zira, bu kudsî vazifenin ‘her cihetle kemâlde ve devamda olması’ için fani şahıslarla bağlanmaması lüzumuna dikkat çekerken, mefhum-u muhalifiyle ‘kemâl ve devam’ cihetinde yaşanan bir arızanın ‘fani şahıslarla bağlanma’ ile irtibatına dikkat çekiyor. Buradan anlıyoruz ki, hakikat yolunda olsa bile akamete uğrayan bir hizmet sözkonusuysa, orada bu hizmetin fani şahıslara bağlanması gibi bir büyük arıza vardır.</p>
<p>Ve bu arızadan, iki taraf beraberce sorumludur: hem kudsî ve büyük bir hizmeti şahıslarıyla bağlayanlar, hem de bu hizmeti o şahıslarla bağlayanlar&#8230;</p>
<p>Metin Karabaşoğlu &#8211; Karakalem.net</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand shr-bookmarks-center">
<ul class="socials">
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Devam+ve+Kemal+-+http://tinyurl.com/ydj9n54&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Bunu Tweet'le!">Bunu Tweet'le!</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://fatihiraz.net/2009/12/29/1258/&amp;t=Devam+ve+Kemal" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:Facebook">Bunu paylaş:Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-friendfeed">
			<a href="http://www.friendfeed.com/share?title=Devam+ve+Kemal&amp;link=http://fatihiraz.net/2009/12/29/1258/" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:FriendFeed">Bunu paylaş:FriendFeed</a>
		</li>
		<li class="shr-gmail">
			<a href="https://mail.google.com/mail/?ui=2&amp;view=cm&amp;fs=1&amp;tf=1&amp;su=Devam+ve+Kemal&amp;body=Link: http://fatihiraz.net/2009/12/29/1258/ (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A %0D%0A%0D%0AEmirda%C4%9F%20Lahikas%C4%B1%27n%C4%B1n%20sayfalar%C4%B1%20aras%C4%B1nda%20dola%C5%9F%C4%B1rken%2C%20Bedi%C3%BCzzaman%E2%80%99%C4%B1n%20%C4%B1srarla%20%C3%BCzerinde%20durdu%C4%9Fu%20hususlar%20bir%20bir%20nazar%C4%B1m%C4%B1za%20%C3%A7arpar.%0D%0A%0D%0ABu%20hususlardan%20biri%2C%20onun%2C%20%E2%80%98baki%20bir%20davan%C4%B1n%20fani%20%C5%9Fah%C4%B1slara%20ba%C4%9Flanmas%C4%B1%E2%80%99na%20y%C3%B6nelik%20itiraz%C4%B1d%C4%B1r.%20%C4%B0mana%20ve%20Kur%E2%80%99%C3%A2n%E2%80%99a%20hizmet%20gibi%20bir%20da" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Gmail">Bunu e-postala:Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebookmarks">
			<a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://fatihiraz.net/2009/12/29/1258/&amp;title=Devam+ve+Kemal" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Bookmarks">Bunu ekle:Google Bookmarks</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.google.com/buzz/post?url=http://fatihiraz.net/2009/12/29/1258/&amp;imageurl=" rel="nofollow" class="external" title="Google Buzz'da paylaş:">Google Buzz'da paylaş:</a>
		</li>
		<li class="shr-googlereader">
			<a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://fatihiraz.net/2009/12/29/1258/&amp;title=Devam+ve+Kemal&amp;srcUrl=http://fatihiraz.net/2009/12/29/1258/&amp;srcTitle=Devam+ve+Kemal&amp;snippet=%0D%0A%0D%0AEmirda%C4%9F%20Lahikas%C4%B1%27n%C4%B1n%20sayfalar%C4%B1%20aras%C4%B1nda%20dola%C5%9F%C4%B1rken%2C%20Bedi%C3%BCzzaman%E2%80%99%C4%B1n%20%C4%B1srarla%20%C3%BCzerinde%20durdu%C4%9Fu%20hususlar%20bir%20bir%20nazar%C4%B1m%C4%B1za%20%C3%A7arpar.%0D%0A%0D%0ABu%20hususlardan%20biri%2C%20onun%2C%20%E2%80%98baki%20bir%20davan%C4%B1n%20fani%20%C5%9Fah%C4%B1slara%20ba%C4%9Flanmas%C4%B1%E2%80%99na%20y%C3%B6nelik%20itiraz%C4%B1d%C4%B1r.%20%C4%B0mana%20ve%20Kur%E2%80%99%C3%A2n%E2%80%99a%20hizmet%20gibi%20bir%20da" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Reader">Bunu ekle:Google Reader</a>
		</li>
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://fatihiraz.net/2009/12/29/1258/feed" rel="nofollow" class="external" title="Bu makale için yorumlara üye ol.">Bu makale için yorumlara üye ol.</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fatihiraz.net/2009/12/29/1258/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Feragat, sevgidendir!</title>
		<link>http://fatihiraz.net/2009/07/27/feragat-sevgidendir/</link>
		<comments>http://fatihiraz.net/2009/07/27/feragat-sevgidendir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2009 19:07:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ma'nâ-yı Harfî]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[metin karabasoglu karakalem dergisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fatihiraz.net/?p=1202</guid>
		<description><![CDATA[Düz mantığın bildik çıkarımlarına inat, hayat paradokslarla yüklüdür. O yüzdendir ki, ‘hayat kitabı’ Kur’ân, hak üzere yaratılmış kâinatta hak üzere bir hayat yaşayabilmemiz için birer ‘paradoks’ gibi gözüken gerçeklerle tanıştırır bizleri. Buyurur ki, “Kısasta hayat vardır.” Kısası bilakis hayatın yitimi olarak görüp de Kur’ân’a karşı ukalalığa girişen seküler aklın hüküm sürdüğü toplumlarda yaşanan bunca cinayet, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://farm3.static.flickr.com/2270/2258984128_a99f3c53df.jpg?v=0"><img class="aligncenter" src="http://farm3.static.flickr.com/2270/2258984128_a99f3c53df.jpg?v=0" alt="" width="500" height="312" /></a></p>
<p>Düz mantığın bildik çıkarımlarına inat, hayat paradokslarla yüklüdür. O yüzdendir ki, ‘hayat kitabı’ Kur’ân, hak üzere yaratılmış kâinatta hak üzere bir hayat yaşayabilmemiz için birer ‘paradoks’ gibi gözüken gerçeklerle tanıştırır bizleri. Buyurur ki, “Kısasta hayat vardır.” Kısası bilakis hayatın yitimi olarak görüp de Kur’ân’a karşı ukalalığa girişen seküler aklın hüküm sürdüğü toplumlarda yaşanan bunca cinayet, caydırma ve önleme yolundaki o kadar çabaya rağmen giderek artan adam öldürmeler, bir delilidir bu hakikatin. Kısas, hayata hürmet sonucunu doğurur; kısas olmasın diyenler ise, nice masumun haksız yere öldürüldüğü bir zeminin şahidi olur.</p>
<p>Aynı şekilde, Allah yolunda öldürülenler için ‘ölüler demeyiniz’ buyurur Kur’ân. Asıl olan ahiret yurdu ve aslolan âlemler Rabbinin rızası ise; asıl ‘ölü’ler, Allah yolunda öldürülenler değildir, bilakis onlar ‘fena’dan ‘beka’ devşirmişlerdir. Asıl ‘ölü’ler, bu dünyayı ahiret hesabına yaşamayıp âlemler Rabbinin rızasını gözetmeyerek insaniyetlerini heba edenlerdir; iki ayakları üstünde duruyor, yiyip içiyor oldukları halde dahi&#8230;</p>
<p>Yine, Allah sadakaları kat kat arttırır (ribalandırır), ribayı, yani faizi ise mahveder” buyurur Kur’ân. Ahiret âleminde daha bir aşikâr görülecek bu gerçeğin sağlaması, bu dünyada dahi yapılmaktadır. Faize bir şekilde bulaşıp da huzur devşiren yoktur.</p>
<p>Yine Kur’ân’ın öğrettiği bir paradoks, ‘sevgi’ye ilişkindir ve bize bir ‘sevgi sınavı’ öğretmektedir.</p>
<p>Bugünün anlayışıyla, hele romanların, filmlerin, şarkıların aktarımıyla, bir katıksız bağlanma, bir tereddütsüz sahiplenme durumu olarak sunulur sevgi. Öyle ki, sevgiyi böyle birşey zannettiği için işi iyice abartan, bir ‘hastalıklı sevgi’yle sözümona sevdiğine ‘yâ bana yâr olacaksan, ya da hiç kimseye’ seçeneğini bırakan, bu yüzden sözümona sevdiğini ‘öldürmeye’ kıyabilen insanlar vardır. Gazetelerin üçüncü sayfalarının yarı kısmı, ‘sevmek bağlanmaktır,’ ‘sevmek sahiplenmektir’ sanan bu arızalı ruhların ortalığa buladıkları kanın ve dehşetin haberiyle dolu değil midir zaten?</p>
<p>Halbuki Kur’ân-ı Hakîm, Süleyman aleyhisselamın henüz bir ‘peygamber’ değil, bilakis gençliğe doğru adım atmak üzere olan bir genç iken Allah’ın dilemesiyle sahip olduğu hikmetin bir nişanesi olarak dile getirdiği bir ‘sevgi sınavı’nın haberini bize verir. ‘Bir çocuk ve iki kadın’ diye özetleyebileceğimiz bir sevgi sınavını&#8230;</p>
<p>Ortada tek bir çocuk vardır, ama iki kadın o çocuğun ‘annesi’ olduğu iddiasındadır. Aralarındaki mesele, aynı zamanda hükümdar olan Davud aleyhisselama kadar gelir ve Davud aleyhisselam çocuğun kadınlardan birine verilmesine hükmeder. Ama huzurunda bulunan oğlu Süleyman, hükmün yanlış olduğu kanaatindedir. Bunun üzerine, Davud aleyhisselam meseleyi çözmesini oğluna havale ettiğinde, Süleyman aleyhisselam herkesi dehşete düşüren bir ‘çözüm’e hükmeder. Çocuk ortadan ikiye bölünecek; yarısı bir kadına, yarısı ötekine verilecektir. Kadınlardan biri bu çözüme karşı sessiz kalır; diğeri ise, çocuğun ölümü anlamına geldiği aşikâr bu ‘çözüm’ gerçekleşmesin diye, kendi ‘annelik’ iddiasını geri çeker ve çocuğun öbür kadına verilmesini ister. Tam da burada, Süleyman aleyhisselama verilen hikmet mucizevî bir surette kendini gösterir. “Çocuk, feragat eden bu kadınındır. Çocuğun annesi odur ve ona verilmelidir” buyurur Süleyman aleyhisselam.</p>
<p>Kıssada görüldüğü üzere, Süleyman aleyhisselamın çocuğun kime ait olduğunu anlamak için seçtiği ‘sevgi kriteri’ manidardır. Bir çocuğu herkesten fazla annesi sevebilir; ve bir anne, çocuğunu o kadar çok, o kadar içten ve o kadar gerçek bir sevgiyle sever ki, çocuğunun hayatını başka herşeye feda edebilir. İşte o kadın, çocuğun kendi çocuğu olduğundan emin olduğu halde, ve daha doğrusu çocuğun kendi çocuğu olduğundan emin olduğu için, Süleyman aleyhisselamın gerçekte asıl çözümü arkasında gizleyen zahirî ‘çözüm’üyle çocuğunun hayatından olmasın diye, çocuğuyla ilgili bütün iddialarından vazgeçmiş; davasında haklı olduğu halde, terk ve feragat yolunu seçmiştir. Bu yolu seçmesiyle de, çocuğun asıl annesinin kendisi olduğunu isbat etmiştir. Çünkü ancak gerçek bir anne ‘haksızlıkla suçlanmak’ pahasına çocuğunun hayatını kurtarmayı, çocuğunun hayatı pahasına ‘haklı çıkmaya’ tercih edebilir!</p>
<p>Sevmeyi neredeyse ölümüne bağlanmak ve neredeyse boğarcasına sahiplenmek diye anlayan patolojik sevgi tariflerinin rağmına, Kur’ân hazinesinden Hz. Süleyman’ın eliyle bize sunulan bu sevgi ölçüsü, ‘ölümüne direnmek’ yerine içinde hayat olan bir tercihe yönelmeyi şiar edinmiş ruhumu ‘mertlik testine tâbi tutanlar’a karşı kalbimi serinletiyor. Terketmediği için sevdiğinin ölümüne sebebiyet vermeyi değil, sevdiğinin hayatiyeti için terk etmeyi göze alabilmenin erdemine aklımı da ikna ediyor üstelik.</p>
<p>Yine bu hikmet iledir ki, Hz. Hasan’ın zor zamanda gerçekleştirdiği ve nicelerinin akıl sır erdiremediği feragati de, eseri Risale-i Nur için ‘Hz. Hasan’ın bir manevî veledi’ de diyen Bediüzzaman’ın sözümona ‘başarısız’ gözükmeye razı olarak sergilediği geri çekilme, terk ve feragatlari de tereddütsüz bir şekilde anlayabiliyorum.</p>
<p>Hz. Süleyman’ın eliyle bize sunulan bu hikmet, öte taraftan, bu topraklarda “Ya sev, ya terk et!” söylemi üzerinden bir faşizm üretmeye çalışan milliyetçi, ulusalcı, cemaatçi her türden zavallıyı gördüğümde dudaklarımda acı bir gülümsemenin belirmesine sebebiyet veriyor. İçimden bir ses, “Seviyorsan, gerekirse terk edersin; terke zorlarken terk edemediğine göre, sevgi sınavından kalan sensin” diyor, terk etmeyi sevmenin zıddı bilen bu anlayışın sahiplerine&#8230;</p>
<p>Nitekim, sevmenin gereğinde terk ve feragati de içerdiğini bilemediği için, düz mantığına sevmek ne pahasına olursa olsun sahiplenmektir diye bildiği için, içine girdiği yüreği de, kurduğu aile hayatını da, kurulan dostlukları da, mensubu ve belki önderi olduğu camiayı da, hatta içinde bulunduğu toplumu da felâkete sürükleyen ‘sözde sevgili’lerden geçilmiyor ortalık.</p>
<p>‘Üçüncü sayfa haberleri’ni bir örnek olarak hatırlatmıştım hani.</p>
<p>Dilerseniz, ‘Ergenekon’ ve ‘ulusalcılar’ merkezli ‘birinci sayfa’ haberlerine de bu gözle bakabilirsiniz..</p>
<p>Metin Karabaşoğlu &#8211; karakalem.net</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand shr-bookmarks-center">
<ul class="socials">
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://twitter.com/home?status=Feragat%2C+sevgidendir%21+-+http://tinyurl.com/kku3k8&amp;source=shareaholic" rel="nofollow" class="external" title="Bunu Tweet'le!">Bunu Tweet'le!</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.facebook.com/share.php?v=4&amp;src=bm&amp;u=http://fatihiraz.net/2009/07/27/feragat-sevgidendir/&amp;t=Feragat%2C+sevgidendir%21" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:Facebook">Bunu paylaş:Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-friendfeed">
			<a href="http://www.friendfeed.com/share?title=Feragat%2C+sevgidendir%21&amp;link=http://fatihiraz.net/2009/07/27/feragat-sevgidendir/" rel="nofollow" class="external" title="Bunu paylaş:FriendFeed">Bunu paylaş:FriendFeed</a>
		</li>
		<li class="shr-gmail">
			<a href="https://mail.google.com/mail/?ui=2&amp;view=cm&amp;fs=1&amp;tf=1&amp;su=Feragat%2C+sevgidendir%21&amp;body=Link: http://fatihiraz.net/2009/07/27/feragat-sevgidendir/ (shareaholic aracılığıyla)%0D%0A%0D%0A----%0D%0A %0D%0A%0D%0AD%C3%BCz%20mant%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20bildik%20%C3%A7%C4%B1kar%C4%B1mlar%C4%B1na%20inat%2C%20hayat%20paradokslarla%20y%C3%BCkl%C3%BCd%C3%BCr.%20O%20y%C3%BCzdendir%20ki%2C%20%E2%80%98hayat%20kitab%C4%B1%E2%80%99%20Kur%E2%80%99%C3%A2n%2C%20hak%20%C3%BCzere%20yarat%C4%B1lm%C4%B1%C5%9F%20k%C3%A2inatta%20hak%20%C3%BCzere%20bir%20hayat%20ya%C5%9Fayabilmemiz%20i%C3%A7in%20birer%20%E2%80%98paradoks%E2%80%99%20gibi%20g%C3%B6z%C3%BCken%20ger%C3%A7eklerle%20tan%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1r%20bizleri.%20Buyurur%20ki%2C%20%E2%80%9CK" rel="nofollow" class="external" title="Bunu e-postala:Gmail">Bunu e-postala:Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebookmarks">
			<a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://fatihiraz.net/2009/07/27/feragat-sevgidendir/&amp;title=Feragat%2C+sevgidendir%21" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Bookmarks">Bunu ekle:Google Bookmarks</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.google.com/buzz/post?url=http://fatihiraz.net/2009/07/27/feragat-sevgidendir/&amp;imageurl=" rel="nofollow" class="external" title="Google Buzz'da paylaş:">Google Buzz'da paylaş:</a>
		</li>
		<li class="shr-googlereader">
			<a href="http://www.google.com/reader/link?url=http://fatihiraz.net/2009/07/27/feragat-sevgidendir/&amp;title=Feragat%2C+sevgidendir%21&amp;srcUrl=http://fatihiraz.net/2009/07/27/feragat-sevgidendir/&amp;srcTitle=Feragat%2C+sevgidendir%21&amp;snippet=%0D%0A%0D%0AD%C3%BCz%20mant%C4%B1%C4%9F%C4%B1n%20bildik%20%C3%A7%C4%B1kar%C4%B1mlar%C4%B1na%20inat%2C%20hayat%20paradokslarla%20y%C3%BCkl%C3%BCd%C3%BCr.%20O%20y%C3%BCzdendir%20ki%2C%20%E2%80%98hayat%20kitab%C4%B1%E2%80%99%20Kur%E2%80%99%C3%A2n%2C%20hak%20%C3%BCzere%20yarat%C4%B1lm%C4%B1%C5%9F%20k%C3%A2inatta%20hak%20%C3%BCzere%20bir%20hayat%20ya%C5%9Fayabilmemiz%20i%C3%A7in%20birer%20%E2%80%98paradoks%E2%80%99%20gibi%20g%C3%B6z%C3%BCken%20ger%C3%A7eklerle%20tan%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1r%20bizleri.%20Buyurur%20ki%2C%20%E2%80%9CK" rel="nofollow" class="external" title="Bunu ekle:Google Reader">Bunu ekle:Google Reader</a>
		</li>
		<li class="shr-comfeed">
			<a href="http://fatihiraz.net/2009/07/27/feragat-sevgidendir/feed" rel="nofollow" class="external" title="Bu makale için yorumlara üye ol.">Bu makale için yorumlara üye ol.</a>
		</li>
</ul>
<div style="clear:both;"></div>
</div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fatihiraz.net/2009/07/27/feragat-sevgidendir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

