<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fatihiraz.net &#187; Kıssa, Mesel</title>
	<atom:link href="http://fatihiraz.net/tag/kissa-mesel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://fatihiraz.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Apr 2012 16:32:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Değerini bilmek&#8230;</title>
		<link>http://fatihiraz.net/2010/02/09/degerini-bilmek/</link>
		<comments>http://fatihiraz.net/2010/02/09/degerini-bilmek/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 17:51:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssa, Mesel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://fatihiraz.net/?p=1267</guid>
		<description><![CDATA[Vaktiyle ergin bir meslek erbabı, yıllarca yanında yetiştirdiği çırağını imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: &#8221;Oğlum&#8221; der &#8221;Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.&#8221; Çırak, elinde pırlanta bir bakkal dükkanına girer ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://farm4.static.flickr.com/3500/3274331695_4def4409d1.jpg" alt="" width="500" height="500" /></p>
<p>Vaktiyle ergin bir meslek erbabı, yıllarca yanında yetiştirdiği çırağını imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: &#8221;Oğlum&#8221; der &#8221;Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.&#8221;</p>
<p>Çırak, elinde pırlanta bir bakkal dükkanına girer ve &#8221;Şunu alır mısınız?&#8221; diye sorar. Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir; sonra: &#8221;Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın&#8221; der. Çırak teşekkür edip çıkar.<br />
Bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur. Üçüncü olarak semerciye gider: &#8221;Buna ne verirsiniz?&#8221; diye sorar. Semerci şöyle bir bakar, &#8221;Bu&#8230;&#8221; der &#8221;benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.&#8221;</p>
<p>Çırak en son olarak kuyumcuya gider. Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar. &#8221;Bu kadar büyük pırlantayı nereden buldun?&#8221; diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. &#8221;Buna kaç lira istiyorsun?&#8221; Çırak sorar: &#8221;Siz ne veriyorsunuz? &#8221;<br />
&#8221;Ne istiyorsan veririm.&#8221;</p>
<p>Çırak, &#8221;Hayır veremem.&#8221; diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:<br />
&#8221;Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.&#8221; Çırak &#8221;emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini&#8221; anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.<br />
Meslek erbabının yanına dönen çırak büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır.<br />
&#8221;Bundan ne anladın?&#8221; diye sorar.<br />
Çırağının verdiği cevap çok doğrudur: &#8221;Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fatihiraz.net/2010/02/09/degerini-bilmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Niye Zahmet Buyurdunuz Ya Rasulullah</title>
		<link>http://fatihiraz.net/2008/03/20/niye-zahmet-buyurdunuz-ya-rasulullah/</link>
		<comments>http://fatihiraz.net/2008/03/20/niye-zahmet-buyurdunuz-ya-rasulullah/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Mar 2008 16:00:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssa, Mesel]]></category>
		<category><![CDATA[Satırarkası]]></category>
		<category><![CDATA[canakkale destani]]></category>
		<category><![CDATA[yarbay hasan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fatihiraz.net/2008/03/20/niye-zahmet-buyurdunuz-ya-rasulullah/</guid>
		<description><![CDATA[&#160; 25 Nisan kara cikartmasi tum siddetiyle devam ediyordu.Bahara daha yeni yeni merhaba diyen guzelim deniz kiyisi ve fundaliklar simdi insanlarin kanlarina bulaniyor, top mermilerinin havaya kaldirdigi toz toprakla adeta Gelibolu`nun yuzey sekli degisiyordu.Osmanli Ulkesinin dort bir yanindan buralara savasmak icin gelen nice Mehmetcik vardi. Gelibolu kara savaslarinin basladigi bu ilk gunlerde , yarimadanin guneyinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center">&nbsp;</p>
<p style="text-align: center"><img width="375" src="http://farm3.static.flickr.com/2269/2346825553_2f65876155.jpg?v=0" height="500" style="width: 375px; height: 500px" /></p>
<p>25 Nisan kara cikartmasi tum siddetiyle devam ediyordu.Bahara daha yeni yeni merhaba diyen guzelim deniz kiyisi ve fundaliklar simdi insanlarin kanlarina bulaniyor, top mermilerinin havaya kaldirdigi toz toprakla adeta Gelibolu`nun yuzey sekli degisiyordu.Osmanli Ulkesinin dort bir yanindan buralara savasmak icin gelen nice Mehmetcik vardi.</p>
<p>Gelibolu kara savaslarinin basladigi bu ilk gunlerde , yarimadanin guneyinde ileri hatlarda bulunan 26.Alayin taburlari , karsilarindaki , kendilerinden 9 misli kalabalik askere karsi mucadelelerini kahramanca surduruyorlardi.</p>
<p>Anlatacagimiz olayin kahramani Yarbay Hasan bey birliginin tam onunde atiyla ilerliyordu . Bu vaziyette Kilitbahir koyunun tam ortasindaki meydan cesmesine kadar gelmislerdi.Bu koy meydaninda diger koylerdekilerden pek bir farki yoktu. Meydana gelen ilginc bir hadise Yarbay Hasan Bey´in dikkatini cekti.<br />
Uzeri yara bere icerisinde olan , vucudundaki tuylerinin buyuk bir kismi dokulmus , adeta iki buklum bir kopek cesmenin yalagina dogru yanasmaya basladi .Onun bu feci halini goren su basindakiler hayvani cesmeye yaklastirmadilar ve uzaktan tas atarak yanlarindan kovdular. Cesmeye yaklasip su icemeyecegini goren zavalli hayvan tam boynunu bukmus oradan uzaklasirken olayi saniye saniyesine takip eden Yarbay Hasan Bey hemen atindan indi ve hayvanin yanina yaklasti. Kopegin uzerindeki yaralar ve yaralardan akan irinlere aldirmadan onu kucakladi ve dogru cesmenin yanina goturdu . Once guzelce susuzlugunu giderdi kopegin , ardindan bir bir yaralarini temizledi..Az sonra karnini da doyurup havani yanina alarak oradan uzaklasti.Simdi birliginin basindaydi Hasan bey ve aldigi emre uyarak Kerevizdere Cephe`sine gidiyordu.<br />
O gunden sonra Hasan bey bu kopegi bir daha hic yanindan ayirmadi .Adini Canberk koymustu .Canberk kisa zamanda bu yeni hayatina alisti . O Mehmetciklerin yanindan hic ayrilmiyor ,onlarla birlikte en siddetli catismalara katiliyor , top gülleri etrafta patlarken kahraman turk askeri ile birlikte dusman spirlerine atliyordu.Kisa zamanda tam manasiyla iiylesmisti Canberk.Tuyleri yeniden cikmaya baslamis , tum yaralari kapanmisti.</p>
<p>Askerler Komutanlari Hasan Beyin bu kopege neden bu kadar ilgi gosterdigini merak ediyorlardi.Bir gun bir tanesi dayanamayip sordu :<br />
&#8221; Efendim bu kopege neden bu kadar itina ediyorsunuz ? &#8221;<br />
&#8221; Evet, itina ediyorum ,cunki Cenabi Hakkin yarin kiyamette bana bu kopege neden merhamet etmedin ? ..diye sormasindan korkuyorum .</p>
<p>Bu bolgeye sevk olunali uzun bir sure olmustu.Hemen hergun bitmek tukenmek bilmeyen carpismalara katiliyorlardi.Ozellikle Fransizlarla carpismalarindan girtlak girtlaga birbirlerine giriyorlardi. Dusmanin sayisi cok fazlaydi neredeyse ardi arkasi kesilmiyordu. Bazi geceler Turk siperlerine ani baskinlar duzenliyorlardi.Ama Canberk geceleri gozunu neredeyse hic kirpmiyor ve gece baskinlarini , ortaligi velveleye veren havlamalarini ile hemen haberdar ediyordu.</p>
<p>11 Temmuz gunu de sabahtan itibaren siddetli siper carpismalari ile basladi.Once Fransizlar taaruza kalktilar .Mehmetcik zorlansa da bu hayasizca akini puskurtmesini bilmisti.Derken bu kez de Mehmetcik taarruza gecti ve dusmani saklandiklari siperlerinden sokmeye muvaffak oldu.Dusman geri siperlere dogru kaciyordu. Mehmetcik bu siper savasinida kazanmisti .Ortalik Fransiz askerlerinin cesetlri ile doluydu.Mehmetcikler ortalikta kosuyor kimileri yarali olan arkadaslarini sargi yerlerine yetistirmeye calisirken kimileri de sehit olan arkadaslarinin defin isleri ile ugrasiyordu.</p>
<p>Hasan Bey`de askerlerinin arasinda onlarin bu faaliyetlerini izliyor gerekli direktifleri veriyordu.O sirada bir Fransiz askeri dikkatini cekti.Olu gibi boylu boyunca yatan askerde hafif bir kipirdama olmustu.Hasan Bey askerin yarali oldugunu dusundu.</p>
<p>Eger yarali ise hemen hastaneye kaldirilmaliydi . Osmanli askeri , karsidaski bile olsa eger yardima muhtacsa ona elini uzatmasini bilirdi. Hasan Bey de dininden aldigi bu yuce ahlak ve sefkat hisleri ile , yerde yatan Fransiz askerine dogru yaklasti tam yarasi var mi ? diye ona dogru uzanmistiki , hic bir yarasi olmadigi halde ölu numarasi yapan ve bir elinde kamasi ile bekleyen kalles dusman askeri, elindeki kamayi Yarbay Hasan Beyin gogsune sapladi .Hasan Bey derin bir ahh cekerek yere yikilivermisti.Saskinlik icerisinde ne oldugunu anlayamayan Mehmetcikler hadiseye mudahele ettiler ama gec kalmislardi .Komutanlari yerde yatiyor yarasindan oluk gibi kan akiyordu.Yanina yaklasan askerlerine fisilti halinde &#8221; Allah sahidimdir ki bu Fransiza kotu bir niyetle yaklasmadim .&#8221; dedigi duyuldu.</p>
<p>Uzaklardan bir havlama sesi duyuldu.Askerler sesin sahbini iyi taniyorlardi.Canberk olanca hiziyla oraya geldi ve velinimetini o halini gorunce hemen yanina cokuverdi. Sahibinin ellerini yaliyor , kalkmasini istiyor ,adeta gozlerini onun gozlerinden ayirmiyordu .Derken alay imami da geldi.Hasan Beyin yaninda Kuran okumaya basladi .Daha yeni baslamisti ki , Hasan Bey birden bire ; Imam efendi &#8221; LA HAVLE VELA KUVVETE ILLA BILLAHIL ALIYYIL AZIM &#8221; duasini 33 kere okuyunuz dedi.Imam efendi okurken Hasan Bey de bunu tekrar etmeye calisiyordu .</p>
<p>Artik Hasan beyin gozleri bugulanmaya , o guzel cehresi solmay abaslamisti. Birden silkinir gibi oldu .Gozleri sanki yanindakileri degilde ufku takip ediyordu.Sonra basini yanindakilerine cevirmeden gozleri hala oteleri takip eder bir vaziyette fisiltiyla &#8221; Beni ayaga kaldiriniz &#8221; dedi. Askerleri , komutanlarinin bu son emrine de hemencik uygular ve Hasan beyin koltuklarina girerek kaldirdilar.Ustu basi kan icinde son anlarini yasamakta olan Yarbay Hasan Bey &#8221; LA ILAHE ILLALLAH MUHAMMEDUN RESULULLAH &#8221; dedi . Yuzunde derin bir tebessum olusmustu .Ve bu vaziyette iken dudaklarindan su sozler dokuldu .</p>
<p>&#8221; Niye Zahmet Buyurdunuz Ya Rasulullah &#8221;</p>
<p style="text-align: center"><img width="500" src="http://farm3.static.flickr.com/2246/1716397456_fbbee8f584.jpg?v=0" height="266" style="width: 500px; height: 266px" /></p>
<p>Bu sozler Hasan Beyin son sozleri olmustu .Kahraman komutan , askerlerinin kollari arasinda yigildi.Aslinda bu bir yigilma degil ,Kainat Efendisiyle birlikte ötelere dogru kanatlanmaydi. Oradaki tum Mehmetcikler gozlerinden akan sicim gibi yaslarla oylece kalmislardi. Uzun sure kipirdayamadilar. Derken iclerinde toparlananlar , komutanlarini buraya , sehit edildigi yere gommeleri gerektigini soylediler.</p>
<p>Mehmetcikler oncelikle yere uzattiklari Hasan Beyin uzerine bir Turk Bayragi orttuler.Sonrada hemen oraciga bir mezar kazmaya basladilar.Onlar bu islerle ugrasa dursun Hasan Beyin bir nebze olsun ayrilmayan Canberk`de Hasan beyin uzerine ortulen bayragin altina girmis , bir Kitmir gibi onun ayaklarinin yanina uzanmisti.Askerler kazma isini bitirince dualarla bayragi actilar.Hasan beyin naasini alacak ve ebedi istirahatgahina yerlestireceklerdi .Canberk´i kenara cekmek ve Hasan Beyin naasini kaldirmak istediler ama köpek kimildamiyordu bile . Canberk coktan velinimeti Hasan Beyin yaninda hayata gozlerini yummustu.Askerler ikinci bir saskinlik icerisinde kalmislardi.Önce Hasan Beyi tekbirlerle defnettiler. Ardindan Hasan beyin ayak ucuna kopegi Canberk´i de gomduler.</p>
<p>Simdi ikisi birlikte huzur icerisinde bir yarin basinda yatiyorlar.Ne mutlu bir varlik ki Canberk , sahibine karsi sadakatini en guzelini sergiledi.Sahibi bir kutlu eli tutmus .Onun arkasindan giderken , o da sahibini yalniz birakmayarak bu dunyada oldugu gibi Ahiret yolculugunda da onu takip etti.Ve belki de bugun biz insanlar tarafindan imrenilecek bir makama erdi.Tarihte nice insanin yerinde olablsek keske dedigi bir ikinci Kitmir oldu.</p>
<p>Ne mutlu bizlere ki , Medine`lerden buralara kadar gelerek dedelirmizi yalniz birakmayan<br />
ve herbasimiz SIKISTIGINDA &#8221; Ben sizlerleyim &#8221; diyen bir Peygambere (sav) sahibiz ;<br />
ve yine ne mutlu bize ki Peygamberin himayesini bu derece kazanmis ecdadimiz var.<br />
Bu anlatilanlardan sonra ise bize dusen vazife ve bizim segilememiz gerek ahlaki tavirlari<br />
herhalde soylememize gerek yoktur.</p>
<p>&#8220;Ne mutlu bu guzel insanlara layik birer torun olabilenlere &#8230;.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fatihiraz.net/2008/03/20/niye-zahmet-buyurdunuz-ya-rasulullah/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk Eskimeyendir..</title>
		<link>http://fatihiraz.net/2007/09/27/ask-eskimeyendir/</link>
		<comments>http://fatihiraz.net/2007/09/27/ask-eskimeyendir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Sep 2007 21:18:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssa, Mesel]]></category>
		<category><![CDATA[Ask]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fatihiraz.net/2007/09/27/ask-eskimeyendir/</guid>
		<description><![CDATA[  Mut&#8217;un bir dağ köyünde dostlarla birlikte gezerken yasli bir kari kocayi gordum.. Baktim bir kanepenin uzerinde oturuyorlar. .. iyice yaklastigimda tezekten yapilmis evlerinin bahcesinde oturduklari kanepenin bir tarafinin tamamen kirik oldugunu, kanepenin saglam tarafina sIkisarak oturduklarini ve sohbet ettiklerini anladim. Yuzlerinde bir tebessum vardi.. Kanapenin bir tarafi tamamen kirilmisti.. . Evin halinden ve kari [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> <img src="http://img209.imageshack.us/img209/3626/askeskimeyendirhq3.jpg" /></p>
<p>Mut&#8217;un bir dağ köyünde dostlarla birlikte gezerken yasli bir kari kocayi gordum.. Baktim bir kanepenin uzerinde oturuyorlar. .. iyice yaklastigimda tezekten yapilmis evlerinin bahcesinde oturduklari kanepenin bir tarafinin tamamen kirik oldugunu, kanepenin saglam tarafina sIkisarak oturduklarini ve sohbet ettiklerini anladim.</p>
<p>Yuzlerinde bir tebessum vardi..</p>
<p>Kanapenin bir tarafi tamamen kirilmisti.. .</p>
<p>Evin halinden ve kari kocanin kilik kiyafetinden maddi durumlarinin hic iyi olmadigi ve yeni<br />
bir kanepe alacak guclerinin olmadigi hemen anlasiliyordu. ..</p>
<p>Selamlastiktan sonra, &#8216;Kanepe kirilmis&#8217; dedim&#8230; Yasli adam buyuk bir bilgelikle cevap verdi, &#8216; Biz de saglam tarafina oturuyoruz.. . Yetiyor bize..&#8217;</p>
<p>Kadin da tamamladi, &#8216; He ya yetiyor bize bak ne guzel oturuyoruz&#8217;</p>
<p>Sevdigimin elini daha sIki sIki tuttum&#8230;</p>
<p>Oyle ya,&#8217; Ask bu kanepe neden kirik, neden yeni bir kanepe almiyoruz&#8217; diye dirdir etmek, şikayet etmek yerine, &#8216;Kanepenin saglam tarafini paylasmak&#8217; degil midir?&#8230;</p>
<p>Ve iste ekte yer alan bu fotogafi buyuterek evimin en gorunur yerine astim&#8230;</p>
<p>Tahir Ozgur</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fatihiraz.net/2007/09/27/ask-eskimeyendir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şükürler Olsun..</title>
		<link>http://fatihiraz.net/2007/08/31/sukurler-olsun/</link>
		<comments>http://fatihiraz.net/2007/08/31/sukurler-olsun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 Aug 2007 19:16:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssa, Mesel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fatihiraz.net/2007/08/31/sukurler-olsun/</guid>
		<description><![CDATA[Yaşlı kadın dinine oldukça düşkün bir insandı&#8230; Her sabah kapısının önüne çıkar ve yüksek sesle duâ ederdi: - Allahım! Verdiğin nimetler için sana şükürler olsun! Ve ardından da her seferinde, inançsız olan yan komşusunun sesi duyulurdu: - Allah yok kadın, Allah yok! Yaşlı kadın komşusuna sinirlense de birşey demez, yine her sabah duâ eder, öteki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><img src="http://img57.imageshack.us/img57/2918/50989228070c6d7f19ejl0xk2.jpg" /></p>
<p>Yaşlı kadın dinine oldukça düşkün bir insandı&#8230; Her sabah kapısının önüne çıkar ve yüksek sesle duâ ederdi:</p>
<p>- Allahım! Verdiğin nimetler için sana şükürler olsun!</p>
<p>Ve ardından da her seferinde, inançsız olan yan komşusunun sesi duyulurdu:</p>
<p>- Allah yok kadın, Allah yok!</p>
<p>Yaşlı kadın komşusuna sinirlense de birşey demez, yine her sabah duâ eder, öteki komşu da inadından her seferinde ona öyle bağırırdı&#8230;</p>
<p>Bir akşam, komşusu yaşlı teyzeye bir oyun etmeye kalkar&#8230; Dükkâna gidip meyve ve sebze, ekmek vs. alıp torbalara doldurup, yaşlı teyzenin kapısının önüne bırakır.</p>
<p>Ertesi sabah yaşlı kadın, kapıyı açıp da yiyecekleri görünce sevinçle bağırır:</p>
<p>- Sana şükürler olsun Allahım! Bu gönderdiğin yiyecekler için de sana şükürler olsun.</p>
<p>Ve ağacın arkasından onu seyreden komşusu seslenir:</p>
<p>- Allah yok kadın, Allah yok! O yiyecekleri ben aldım!</p>
<p>Kadın hiç istifini bozmaz:</p>
<p>- Yüce Allahım! Sana ne kadar şükretsem azdır! Hem yiyecekleri göndermiş, hem de parasını SANA inanmayan Birisine ödetmişsin&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://fatihiraz.net/2007/08/31/sukurler-olsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

