Gençliğin Sırrı

18 Temmuz 2010  

Evvel zaman içinde Memleketin birinde 90 yaşlarında fakat çok dinç ve genç görünümlü bir adam yaşarmış. Çevresinde bulunan herkes ona çok özenir ve sorarlarmış. “Bu gençliğin sırrı nedir” diye.

İhtiyar delikanlı güler geçermiş her soruldukça bu soruya…

Ama sorular sık, soranlar çoğalınca cevap vermek vacip olmuş sanki. Düşünmüş nasıl anlatırım bu sırrımı kolayca herkese. Sonra karar vermiş tüm meraklıları yemeğe davet etmeye evine.

“Bu davette size sırrımı açıklayacağım” demiş. Herkes merakla davete gelmiş.Yemekler yenilmiş, içilmiş, sohbetler edilmiş vakit iyice gecikmiş.Ama gençlik sırrı ile ilgili tek kelam edilmemiş.

Herkes konu ne zaman açılacak diye merak ederken adamcağız huri gibi sevimli hanımına seslenmiş.

“Hatun , şu kilerden bir karpuz getirirmisin bize sana zahmet!..” Hanım hemen doğrulmuş kilere giderek kaş ile göz arasında gidip bir karpuz getirmiş. Adamcağız şöyle eliyle bir vurmuş tık tık diye sonra da : ” Bu olmamış hanım, güzel çıkmayacak, başka getirir misin bir zahmet” demiş. Hanım onu götürmüş bir tane daha getirmiş.Adam onu da bir yoklamış yine beğenmemiş. “Hanım sana yine zahmet olacak ama bu da olmamış başka bir tane getirir misin” demiş. Başka istemiş?. Bu böylece dört sefer daha tekrarlanmış . Dedemiz beşincide karpuzu beğenmiş ve karpuz kesilmiş, misafirlere ikram edilmiş?.

Herkes karpuzunu afiyetle yerken bizim dedicik sormuş. “Eeeee?.

Arkadaşlar işte benim gençliğimin sırrı burada anladınız mı?” Herkes birbirinin yüzüne bakmış.Kimse bişey anlamamış.. “Aman dede demişler nerde? Anlamadık biz bu sırrı!”

Dedecik gülmüş. “Efendiler” demiş “O gördüğünüz karpuz kilerde bir tanecikti, tekti. Ben hanıma git de başka getir dedikçe o kilere gidip geliyor aynı karpuzu getiriyordu.Bir kere bile (aman be adam, delimisin nesin şu tek karpuzu ne taşıtttırıyorsun bana defalarca…) demedi. Beni sizin önünüzde mahcup duruma düşürmedi. İşte bütün bu gençliğimi hanımıma borçluyum.”

“Biz birbirimizi hiç başkalarının önünde zor duruma düşürmeyiz. Aile içindeki hiçbir şeyi dışarıya yansıtmayız. Hep birbirimize destek olur, dert ortağı olur, yardım ederiz. Birbirimizle ilgili olan problemleri yine birbirimize anlatırız. İyi kötü her olayı da birlikte paylaşırız.” .Demiş..


Etiketler: ,,
index

Benzer Yazılar ...

Sevgi

 Devamını okumak için tıklayınız ...

İlm-i diyanet mi, ilm-i siyaset mi?

Vaktiyle çok meşhur bir hoca varmış. Bilgisiyle, tecrübesiyle, yetiştirdiği kişiler ile ülkede bilmeyeni yokmuş. Yükselmek, büyük adam olmak isteyen herkes muhakkak bu meşhur hocaya gelip ondan ders alırmış. Onun ilminden yararlanırmış. Devlet adamı olup... 

israf..

Hz. Ömer, oğlu Abdullah’ı bir gün et yerken görmüş ve: “Hayrola et mi yiyorsun?” diye sormuştu. Oğlu: “Evet canım çekmişti de…” deyince Hz. Ömer üzülmüş ve ona: “Demek sen öyle canının her çektiğini alıp yiyor... 

Siyah yüzlü genç

Yüzü simsiyahtı Ama kendisi boyamamıştı ki! Kaldı ki, kalbi bembeyazdı Buna rağmen onu basite alanlar vardı Dedi ki: – Ya Resulûllah, yüzümün siyahlığı cennete girmeme mani midir? – Asla! – O halde beni niçin insanlar hor görüyorlar, kimse bana niçin... 

Yorumlar

"Gençliğin Sırrı" için 3 yorum

  1. BATUHAN ÇELİK
    19 Temmuz 2010 12:02 

    FOTĞRAFIN ADI: HUZUR
    ESKİDEN BELKİ LÜKS ARABALARI YOKTU İNSANLARIN, VEYA GÖSTERİŞLİ EŞYALARI. VEYA DOLAPLARINDA SADECE BİR KERE GİYİNMEK İÇİN ALDIKLARI KIYAFETLERİ. HATTA BELKİ DOLAPLARI DA YOKTU. AMA ZENGİNDİ ONLAR. GÖNÜLLERİ ZENGİNDİ. ŞİMDİ İSE HERŞEY VAR FAKAT İNSANLAR FAKİR.MANEN DİLENCİ.DÜNYA TALEPLERİ BİRBİRİMİZE KARŞI ANLAYIŞIMIZI DARALTIYOR. DÜNYAYI SEVMEKTEN BİRBİRİMİZİ SEVMEYE VAKTİMİZ KALMIYOR. HUZUR ARAYIŞIYLA ÇIKTIK YOLA FAKAT YOLUMUZU ŞAŞIRDIK SONRA.BENLİK DAVASI VARKEN NERDE KALDI ANLAYIŞ! KENDİMİZİ SEVMEK VARKEN NERDE KALDI MUHABBET!

  2. isolayzir
    26 Ağustos 2010 02:54 

    abi nefis bi olay bu yahu!

  3. ahsen
    01 Eylül 2010 20:32 

    çok güzel gerçek zenginlik insanları bir birinden ayırıyor bi aile aynı evde aynı sofrada bile oturamaz hale geldi baba tv seyrediyor anne komşularla muhabet ediyor çocuklar kimi bilgisayar başında kiminin elinde telefonu dünyası ailesi onlar olmuş ortak bir yol bulunamaz hale gelmiş baba çocukların istediği tv praogramını açmasa anne onları dinlemese çocuk ailesinden bi haber oluyor malesef eşler kendi ailesinin yanında eşlerinin hatalarını söğlüyor sanki büyük bi erdemlik yapmışçasına gururlanıyor oysaki aile evlilik bumu değil gerçek anlamda iyi günde kötü günde değilmi yanlışmı biliyoruz rabbim herkse allah rızasını bilen eşler nasip eğlesin ailemize sahip çıkalım ne olur saygılarımla…