Gurur…
17 Nisan 2010

“Bir papatya tarlasının ortasında duran bir papatyayım ben,” diye düşündü çiçek; Bunca papatya arasında güzelliğim fark edilmiyor.” Bir melek bu düşünceleri duydu ve papatya cevap verdi: “Ama sen güzelsin!” “Evet, ama eşsiz ve tek olmak istiyorum!” Papatya sürekli durumundan yakınınca melek onu yerinden alıp şehrin göbeğinde küçük bir parka koydu. Günler sonra, vali şehrin yenilenmesi için yanında bir bahçıvanla parkı görmeye geldi: “Burada doğru dürüst bir şey yok, buradaki otları söküp toprağı iyice temizleyin, sonra da sardunyalar ekin.” “Bir dakika!” diye bağırdı papatya: “Eğer bunu yaparsanız beni öldürürsünüz!” “Eğer senin gibi başka pek ç o k papatya olsaydı, ç o k güzel görünürdü ve böyle bir papatya tarlasını bozmazdık,” diye cevap verdi vali, “Ama burada senden başka papatya yok. Ve sen tek başına bir bahçe yapamazsın.” Bu sözle birlikte çiçeği topraktan çekip çıkardı.
Paulo Coelho
Etiketler:





seL!n
22 Nisan 2010 21:55
Bu yazı bana şunu hatırlattı..
AMOR FATİ
Deniz kıyısında bir ihtiyar taş ustası kayayı yontmaktadır.
Güneş onu yakıp kavurur.
O da Tanrıya yakarır; Keşke güneş olsaydım, diye.
“Ol,” der Tanrı. Güneş oluverir.
Fakat bulutlar gelir örter güneşi, hükmü kalmaz.
Bulut olmak ister. “Ol” der Tanrı. Bulut olur.
Rüzgar alır götürür bulutu, rüzgarın oyuncağı olur.
Rüzgar olmak ister bu kez. Ona da “Ol,” der Tanrı.
Rüzgar her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
Herşey karşısında eğilir.
Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
Oradan eser- buradan eser, kaya bana mısın demez!
Bildiniz, Tanrı kaya olmasına da izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı…
Sırtında bir acı ile uyanır…
Bir ihtiyar taş ustası kayayı yontmaktadır…
- Nietzsche
Amor Fati: Kaderini sev; (belki seninki en güzelidir!)