İnsan Sevdiğine Götürdüğü Şeyi Sayar mı?
20 Şubat 2010

Bir gün bir derviş,
Bir kucak dolusu elma ile bayırlar aşan bir genç kıza rastlamış…
Bozkırın sıcağında yorgunluktan al almış kızın yanakları..
“Nereye gidersin? Ne doldurdun kucağına?”
Diye sormuş derviş.
Uzak bir tarlayı işaret etmiş kız:
“Sevdiğim çalışıyor orada…
Ona elma götürüyorum.”
“Kaç tane” diye soruvermiş derviş.
Kız şaşkın:
“İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?” deyivermiş..
Ve usulca koparıvermiş derviş elindeki tespihin ipini..
Benzer Yazılar ...
Sevgi
Devamını okumak için tıklayınız ...
İlm-i diyanet mi, ilm-i siyaset mi?
Vaktiyle çok meşhur bir hoca varmış. Bilgisiyle, tecrübesiyle, yetiştirdiği kişiler ile ülkede bilmeyeni yokmuş. Yükselmek, büyük adam olmak isteyen herkes muhakkak bu meşhur hocaya gelip ondan ders alırmış. Onun ilminden yararlanırmış. Devlet adamı olup...
israf..
Hz. Ömer, oğlu Abdullah’ı bir gün et yerken görmüş ve: “Hayrola et mi yiyorsun?” diye sormuştu. Oğlu: “Evet canım çekmişti de…” deyince Hz. Ömer üzülmüş ve ona: “Demek sen öyle canının her çektiğini alıp yiyor...
Siyah yüzlü genç
Yüzü simsiyahtı Ama kendisi boyamamıştı ki! Kaldı ki, kalbi bembeyazdı Buna rağmen onu basite alanlar vardı Dedi ki: – Ya Resulûllah, yüzümün siyahlığı cennete girmeme mani midir? – Asla! – O halde beni niçin insanlar hor görüyorlar, kimse bana niçin...






isolayzır
20 Şubat 2010 16:56
harika ötesi!
ali adsız
05 Mart 2010 09:59
Bir Cümlede, bin gerçek bir anlam. Harika
Hodja
16 Haziran 2010 05:57
başka bi hesabı yoksa saymaz herhal!!!
otopsi
18 Haziran 2010 13:09
gerçekten de sayar mı acaba