Nehrin ötesi

09 Şubat 2010  

Talut zalim Calut’a karşı cihatla tavzif ediliyor. Cihad için Beni İsrailin tüm erkeklerini topluyor. Onlara Rablerinin onları bir nehir’le sınanacağını bildiriyor. Nehirden geçerken, avuçlayabildikleri kadarı hariç, su içilmesinin yasak olduğunu duyuruyor. Ne var ki çok azı denileni yapıyor. Çoğu, ilahi emri dinlemeyip kana kana içiyorlar. Ama mazeretleri var; “Su içmesek güçsüz kalırız. Savaşamayız.”

Sonra, nehrin öteki yakasında Calut’un ordusu beliriyor. Sayıca kat kat fazla, üstelik silahça daha güçlü bir ordu olduğu uzaktan bile görülüyor. Kana kana su içip güçlenenler, cihad meydanını terke başlıyor. Ama yine mazeretleri var; “Düşman ordusu sayıca daha fazla ve bizden çok daha güçlü.”

Biz bir nehirle sınanmadığımızı düşünüyor olabiliriz belki. Oysa hayat boyu “sebepler nehri’nde” oynaşıyoruz. İman hizmetini bile paraya, mala makama, şöhrete, yurda, sayıya, tiraja endeksleyip günlerimizi ve gecelerimizi onlar peşinde harcıyoruz. Onları öylesine kana kana içiyoruz ki, nehrin ötesini düşünmeye, düşünsek de geçmeye mecalimiz kalmıyor.

Talut’un ordusundaki, Rabbinin rahmet ve kudretine tam bir iltica ile “Ve sebbit akdemana” duasını eden inanmış azların, Mekke’deki inanmış azların, Bedir’deki inanmış azların, Hendek’teki inanmış azların yalnız O’na teslimiyet içindeki mücadelesini yaşamıyoruz. Güç peşinde koşuyor, tüm hareketlerimizi ona bina ediyor, sonuçta gücü buluyor, ama kendimizi bulamıyoruz.

Metin Karabaşoğlu
Camide Dans Var, s.67-68


Etiketler: ,,
index

Benzer Yazılar ...

insanoğlu

İnsanoğlu, çocukluktan sıkılır, büyümek için acele eder, sonrada çocukluğunu özler. Önce para kazanmak için sağlığını verir, sonra da kaybettiği sağlığına kavuşabilmek için parasını… Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar, sonra ölür de hiç yaşamamış... 

iki yağmur damlası..

Gökten iki yağmur damlası düştü. Biri bir arının ağzına, diğeri ise bir yılanın ağzına. Görünüşte arının ağzına düşen bal oldu, yılanın ağzına düşen ise zehir… Ama bu sadece görünüşte böyleydi. Ve sabahlardan bir sabah, kahvaltısında... 

Ey devamı isteyen nefis

                 Devamını okumak için tıklayınız ...

Devam ve Kemal

Emirdağ Lahikası’nın sayfaları arasında dolaşırken, Bediüzzaman’ın ısrarla üzerinde durduğu hususlar bir bir nazarımıza çarpar. Bu hususlardan biri, onun, ‘baki bir davanın fani şahıslara bağlanması’na yönelik itirazıdır. İmana ve Kur’ân’a... 

Yorumlar

"Nehrin ötesi" için 2 yorum

  1. ömer
    28 Ocak 2008 01:08 

    emegi geçenlerden allah razı olsun.yüreginize saglık.bugün bizlerde yemek ve içmekin vermiş oldugu sıkıntıdan burnumuzun önünü görez olmuşuz.nedense yinede açlık endişesi çekiyoruz.çöplerin yanında bulunan kedi ve köpeklere ekmek veriyorumda yemiyorlar……belliki onlarıda birşeylere alıştımışız.

  2. ensar
    05 Mart 2008 00:45 

    Allah razı olsun çok güzel bir metin, paylaşımınız için çok teşekkür ederim.