Değerini bilmek…

09 Şubat 2010  

Vaktiyle ergin bir meslek erbabı, yıllarca yanında yetiştirdiği çırağını imtihan etmek ister. Onun eline iri bir pırlanta verip: ”Oğlum” der ”Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.”

Çırak, elinde pırlanta bir bakkal dükkanına girer ve ”Şunu alır mısınız?” diye sorar. Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir; sonra: ”Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der. Çırak teşekkür edip çıkar.
Bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur. Üçüncü olarak semerciye gider: ”Buna ne verirsiniz?” diye sorar. Semerci şöyle bir bakar, ”Bu…” der ”benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.”

Çırak en son olarak kuyumcuya gider. Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar. ”Bu kadar büyük pırlantayı nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. ”Buna kaç lira istiyorsun?” Çırak sorar: ”Siz ne veriyorsunuz? ”
”Ne istiyorsan veririm.”

Çırak, ”Hayır veremem.” diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:
”Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.” Çırak ”emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini” anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.
Meslek erbabının yanına dönen çırak büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır.
”Bundan ne anladın?” diye sorar.
Çırağının verdiği cevap çok doğrudur: ”Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir.”


Etiketler: ,
index

Benzer Yazılar ...

Niye Zahmet Buyurdunuz Ya Rasulullah

  25 Nisan kara cikartmasi tum siddetiyle devam ediyordu.Bahara daha yeni yeni merhaba diyen guzelim deniz kiyisi ve fundaliklar simdi insanlarin kanlarina bulaniyor, top mermilerinin havaya kaldirdigi toz toprakla adeta Gelibolu`nun yuzey sekli degisiyordu.Osmanli Ulkesinin... 

Aşk Eskimeyendir..

  Mut’un bir dağ köyünde dostlarla birlikte gezerken yasli bir kari kocayi gordum.. Baktim bir kanepenin uzerinde oturuyorlar. .. iyice yaklastigimda tezekten yapilmis evlerinin bahcesinde oturduklari kanepenin bir tarafinin tamamen kirik oldugunu, kanepenin saglam... 

Şükürler Olsun..

Yaşlı kadın dinine oldukça düşkün bir insandı… Her sabah kapısının önüne çıkar ve yüksek sesle duâ ederdi: - Allahım! Verdiğin nimetler için sana şükürler olsun! Ve ardından da her seferinde, inançsız olan yan komşusunun sesi duyulurdu: - Allah... 

Yorumlar