Geleceğini biliyordum!
14 Aralık 2009

Savaşın en kanlı günlerinden biri
İnsanın başını bir saniye dahi siperden çıkaramayacağı bir saldırı var
İşte böyle bir anda bir asker, en iyi arkadaşını az ileride, kanlar içinde yerde yatarken görür
Hemen yanındaki teğmenine dönüp:
- Komutanım, bir koşu arkadaşımı alıp gelebilir miyim?
Teğmen, “delirmiş olmalı bu” der gibi bakar askerine
- Gitmeğe değmez, görmüyor musun, arkadaşın delik deşik olmuş
Kıpırdamıyor bile, çoktan ölmüştür
Asker ısrarlıdır!
- Komutanım, bırakın gideyim
- Arkadaşın yaşamıyor oğlum
Yanına gidersen sen de öleceksin, bunun farkındasın değil misin?
Asker artık sessiz kalmayı seçmiş ve sadece komutanın yüzüne bakmaktadır
Onun gözlerindeki o kararlık ve inancı gören komutan daha fazla dayanamaz ve izin verir
Yoğun ateş altında asker siperden çıkar ve sürünerek arkadaşına ulaşır
Kısa bir müddet yanında kaldıktan sonra, onu yerde sürükleyerek geri getirir ve yuvarlanırlar birlikte siperin içine
Teğmen, haklı çıkmanın gururlu edasıyla, nefes nefese kalmış askerine dönüp:
- Sana hayatını tehlikeye atmaya değmez dememiş miydim! Bu zaten ölmüş
- Değdi komutanım, değdi!
- Nasıl değdi, arkadaşın zaten ölmüş, görmüyor musun?
- Yanına vardığımda henüz yaşıyordu komutanım
Ve onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim için
- Ne dedi ki?
Asker hıçkırarak tekrarladı arkadaşının son sözlerini:
- Geleceğini biliyordum!






Mehmet ÖZTÜRK
18 Aralık 2009 01:24
Evet, geleceğini biliyordum…Daha ne söylenilebilirki bu yazı üzerine…!!!