Kader Üzerine
13 Aralık 2009
Ne hikmetse, kaderi yalnız musibetlerde hatırlıyoruz. Genelde düşen insanlar kaderden şikayet ediyor. Hapse düşen ‘kader mahkumu‘ oluyor da zengin birinin ‘kader mahkumu’ olduğu düşünülmüyor. Kaderin mahkumu değil, nefsin mahkumuyuz.
Güzel bir iş yaptığımızda ” Kaderin mahkumuyum’ diyor muyuz?
Rahmeti göremediğimiz yerde, kaderi şikayete başlarız. Cehenneme gideriz, cennete götürülürüz. Geleceğe dönük olarak, “muhakkak bu böyle olur” demek, kula yakışmaz.
Allah müreccihsiz, yani tercih için zorunlu bir sebep olmaksızın tercih eder. Ama biz kullar, o tercihte bir hikmet ararız. o (c.c.) her şeyi hilkmetle yaratır, ama yaratmasında bir müreccihe mahkum değildir.
Metin Karabaşoğlu – Düşünceler
Etiketler: ,Metin Karabasoglu, UnlemBenzer Yazılar ...
Mustafa Kemal ile Abdülhamid arasında
Kahramanları ne kadar azsa, bir toplumun gerçek bir demokrasinin o kadar uzağında olduğunu söylemek mümkün. Kahramanı biricik ise, o toplumun açıkça ‘otoriter’liğin, hatta ‘totaliter’liğin gölgesi altında yaşamaya mahkûm olduğunu da… Demokrasisiyle...
Mevlana’nın başına gelenler ışığında…
Bu topraklar’dan söz açan bir insanın, ya ilk, ya ikinci, yahut üçüncü cümlede sözü birkaç isme getireceğini ezbere biliriz. Biliriz, çünkü sittin senedir bıkkınlığa yol açan bir sıklıkla duymuşuzdur bunu. ‘Bu topraklar’ der demez, Mevlânâ’yı...
insanoğlu
İnsanoğlu, çocukluktan sıkılır, büyümek için acele eder, sonrada çocukluğunu özler. Önce para kazanmak için sağlığını verir, sonra da kaybettiği sağlığına kavuşabilmek için parasını… Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar, sonra ölür de hiç yaşamamış...
Devlet Yüzlü
Ayetin haber verdiği üzere, secdenin de, secdesizliğin de eseri görülür yüzde. Yine Kur’ân Hesap Günü sırada bekleşenlerin iç dünyalarında olup biteni, yüzlerin şekli ve rengiyle tarif eder. Beri tarafta, okuduğum yüzlerce ihtida öyküsünde sıklıkla...







Yorumlar