Hayatta Kararlar Birer Kibritten ibarettir

24 Eylül 2009  

Adamın Biri

Bilge Bir Kral Olmakla Ün Salmış Olan

Kralın Yanına Gider.

Krala Şunu Sorar

‘Efendim Söyleyin Bana Hayatta Özgürlük Var mıdır? ‘

Kral ‘Elbette’ der,

‘Kaç Bacağın Var Senin? ‘

Adam Soruya Şaşırarak ‘İki efendim’ der.

Kral ‘Pekala, Tek Bacağının Üstünde Durabilir misin? ‘

‘Elbette’ Diye Cevap Verir Adam.

Kral ‘O Halde Hangi Bacağın Üstünde Duracağına Karar Ver’.

Adam Biraz Düşünür ve Sol Bacağı Üstünde Durmaya Karar Verir.

‘Tamam’ der Kral

‘Şimdi de Öteki Bacağını Kaldır.’

Adam Şaşırır ‘Bu imkansız kralım’ der.

‘Gördün mü? ‘ der kral ‘

Özgürlük budur.

Sadece ilk kararı almakta özgürsün.

Ondan sonrasında değil.’

Tiziano Terzani’nin “Atlı Karınca da Bir Tur Daha” adlı kitabında

Okuduğum bu küçük öykü yıllardır tartışılan özgürlük kavramı

üzerinde bir kez daha düşünmeme yol açtı.

Hayat gerçekten böyleydi.

İlk kararı alıyordun ve gerisi o ilk karara bağlı olarak

gerçekleşiyordu.

Hayat hata kabul etmiyordu.

İlk kararın doğruysa işler yolunda gidiyordu

ama eğer yanlış bir karar aldıysan,

herşey zincirleme yanlış gidiyordu.

Mesela mesleğini seçerken…

Hasbelkader, iyi düşünmeden, yeteneklerinin farkında olmaksızın

bir meslek seçtiğinde ömür boyu işini zorla yapmaya mahkum oluyordun.

İşinin başındayken başka bir iş yapmayı özlüyordun.

Ama biliyordun ki; özgürlüğünü kullanmış ilk kararı vermiştin ve

Yeniden başlama cesaretin yoktu.

Bazı insanlar vardı hayatta…

Onlar ise her şeyi ardlarında bırakıp yeniden başlayacak kadar

cesurlardı. Ama sen onlardan biri olamıyordun.

Bunca emek bunca çalışmayı sanki çöpmüş gibi bir çırpıda atıveremiyordun.

Oysa göz ardı ettiğin bir şey vardı. Hayat çok kısaydı

Ve mutsuz olduğun işlerle zaman öldürmek

aynı zamanda ruhunu öldürmekle eş anlamlıydı.

Evlilik konusunda da iyi karar vermek gerekiyordu.

Yanlış bir karar aynı evde yaşayan iki düşman yaratabilirdi.

Aşk zorunluluğa dönüşebilir ve hayatını cehenneme çevirebilirdi.

İlk kararı alıyordun, bu konuda özgürdün

ama devamında senin kararına bağlı olmayan

pek çok şey gerçekleşiyordu.

Hayat kararlardan ibaretti ve kararlar birer kibritti.

Doğru yerde ateşlediğinde seni ısıtacak ateş,

çorbanı kaynatacak ateş oluyordu,

yanlış yerde ateşlediğin vakit ise

içinde bulunduğun evle birlikte seni de yakıyordu.

Hayat öyle basite alınacak bir oyun değildi.

Oyunun kurallarını bilmen ve ona göre oynaman gerekiyordu.

Ama çoğu zaman oyunun kurallarını bilmek yetmiyordu.

Çok daha önemli olan başka bir şey vardı.

Kendini bilmek…

Ne istediğini, neyin seni mutlu edeceğini ve kim olduğunu,

Neler yapabileceğini bilmek zorundaydın.

Ancak o zaman doğru kararlar veriyor ve

mutlu bir hayata sahip oluyordun.

Ve kararlar birer kibritti…

Ya kendini yakıyordun ya da ısıtıyordun…

Alıntıdır..


Etiketler: ,
index

Benzer Yazılar ...

Babama Dua

Baba, anneyle beraber anılır hep. Arapçadaki “ebeveyn” ifadesi baba menşelidir. Türkçemizde ise o iki kudsî varlıktan bahsederken “anne-baba” deriz. Hangisi daha uygundur bilemem ama bildiğim bir şey varsa o da babanın, insan hayatındaki yerinin... 

Benim bir hayalim var!

2005′in Sonbaharı… Beyaz Saray’ın önü… Amerika Birleşik Devletleri’nde binlerce kişi, tarihin akışını değiştiren kadına karşı son görevlerini yerine getirmek için uzun kuyruklar oluştururlar. Başkan George Bush ve ülkenin önde gelen... 

En verimli yaş: 33

Habertürk internet sitesinden okuduğum bir habere göre İngiltere’de yapılan araştırmaya göre, bu dönemde, aşırı çalışma, aile kurulması ve sosyal aktiviteler üst üste geliyor. Yine bu dönemdeki kişiler günde 5 saat uyku ile yetiniyor. İnsanlar yine... 

insanoğlu

İnsanoğlu, çocukluktan sıkılır, büyümek için acele eder, sonrada çocukluğunu özler. Önce para kazanmak için sağlığını verir, sonra da kaybettiği sağlığına kavuşabilmek için parasını… Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar, sonra ölür de hiç yaşamamış... 

Yorumlar

"Hayatta Kararlar Birer Kibritten ibarettir" için 5 yorum

  1. SELİM FIRAT
    11 Aralık 2007 19:13 

    GÜZEL Bİ ÖLKÜ VE GÜZEL Bİ YAZI.HAYAT GERCEKDEN KİRPİT MİSALİ İLK ATEŞLEMEK SENİN ELİNDE AMA ATEŞİ NEREYE DEYECEGİN COK ÖNEMLİ YA ISINIRSIN YADA ETRAFINDAKİLERLE BİRLİKDE YANARSIN.ALLAH KIMSEYİ YAKMASIN,ALİMİN BİRİ DEMİŞ Kİ;KAZANDIGIN PARANIN YARISINI,ALDIGIN NASİYATIN BİR ÇOĞUNU BİR KENARA KOY.40 KİŞİYE SORMALI,KIRK KEZ DÜŞÜNMELİ BİRKEZ SÖZ SÖYLEMELİ…

  2. esra
    04 Ocak 2008 09:51 

    Gerçekten hayat kararlardan ibaretti kararlarda bir kibritti…ne diyebilirim ki başka çok güzel anlatmış yaşadığımız durumu…

  3. seL!n
    24 Eylül 2009 00:15 

    “rüzgarda savrulan yaprak özgür değildir.”
    özgür olabilmek için seni kısıtlayan her şeyden, herkesten, her düşünceden uzaklaşmalısın.
    bu yalnızlık acı verecek.
    kendine dönmelisin. kendini tanımalısın herkesten önce.
    sakın vazgeçipte geri dönme. döneceğin yer senin ait olduğun yer değil.
    eğer gerçekleri istiyorsan, yalnız gerçekleri, devam et.
    aksi halde, zahiri mutluluklar istiyorsan, bu senin seçimin, dön geri.
    uzaklaş kendinden, kaybol diğerlerinin arasında.

    -alıntıdır-

    *** kendi adıma çok manidar biz yazı

  4. isolayzır
    24 Eylül 2009 00:22 

    harika!..

  5. !bcmert
    16 Şubat 2010 20:37 

    Ezel ve Ebed sultanının sınırları nerede bitiyor ki bizlerin ki başlasın . İrade-i cüz kavramını hiç bir zaman anlamışta değilim . Alemler topyekün KÜN emrinde . Dilediğini dilediği mana ve şekilde ortaya koyan sadece O . Peki bizler ne miyiz ? O nun indinde HİÇ . Tercih hakkı daima O na ait , AN da yazılmış sonsuz dalga boylu evrende varolduğumuzu sanarak cehenneme düştüğümüzü fark ettiğimiz AN hiçliği deneyimlersin . LA ile başlayan kelime i tevhid acaba yok derken neye işaret ediyor . O var başkada hiçbirşey yok .