Tüm Hazinelerimizle, oruç tutmak…
18 Ağustos 2009

Göz, neyi görürse, akıl onun derdine düşüp onunla meşgul oluyor..
Öyleyse, ey göz, güzel bak !..
Sen güzel baktıkça, güzeli gördükçe, kainatın sayfaları açılacak bir bir önüne..
Sen bakmaman gerekenlere baktığında, yorulacak akıl ve kalp. Gayenin önünü toz kaplayacak..
Kulak, işittiği sözleri tekrarlıyor..İşitilenlerden akla bir yol gidiyor sanki ve gereksiz her söz, o yolda ilerleyip, beyin kıvrımlarında yerini alıyor..
Öyleyse, ey kulağım, kötü şeyler işiteceğini bildiğin yerden kaç..Gıybet ve dedikoduya kapan..
Eller ve ayaklar, her gün türlü işte çalışıyor..
Gidilmesi yere götürmeyip uzanıveriyor bazen ayaklar bir yerlere..Rehavetle arkadaş..
Bazen, eller, vermesi gereken yere uzanmıyor..Geri çekiliyor..
Öyleyse, ey el, “veren” ol..Ve ey ayak, en güzel yerlere taşı bu bedeni..
Kalp, neyle doluysa, ameller de o yönde oluyor..Kalbin ne kadar kısmını boş sevgiler kaplıyor?..Sevgilerin esas sahibine yönelmeyince, bir yük oluyor kalp..
Ey kalp, seni Yaratan’dan çok sevebileceğin kimse var mı?…
Akıl…Güzelliklerin de, kötülüklerin de gerçekleşmesinin önceki durağı..İradeyle yönlendirilen, niyetlerle anlamlanan ameller…
İşte ey aklım, düşünmektir mesleğin..Tefekkürdür emelin..
Hayrı ve iyiyi hayal etmekte, hayra karar vermekte, iradene hakim olmakta, yani senin işleyişinde belirleniyor her şey..Çizgiler böylece çiziliyor..
Dil, türlü tatlarla mütelezziz..Türlü kelamlarla müteellim..
Bazen, dökülen kelamın her biri ayrı bir tohum, ayrı çınarlar yetiştirecek..
Bazen, ağır bir yük olarak inecek insanların kalbine kırıcı sözler..
İşte, ey dil!… Sarf ettiğin sözleri koru…Hayra dön, şerde tutul..
İyi tad..Fabrikanın yasakçısı hükmünü koru..
Ey nefsim,
İşte, şükürler olsun, Bir Ramazan’a daha ulaştırdı Rabbin seni..
Orucu, tüm uzuvlarına tuttur..
Aç iken sende gelişen ve güçlenen “melekut”un arkasından koş dur..
Seni Rabbinden uzaklaştıran her şeyden uzaklaşmakla güçlendir ibadetlerini..
Aczini hatırla yeniden,
Aczinle yönel Rabbine her vakit..
Rabia Nazik Kaya – Karakalem Dergisi
24.09.2006
Benzer Yazılar ...
Sayı uygarlığı, söz medeniyetine karşı…
Rakamlar, sayılar skorlar, istatistikler, yüzdeler… Bugün hayatın hangi alanına bakarsak bakalım, bunlar çıkıyor karşımıza. Çocuklarımızın başarısı puanlarla ölçülüyor; babaların maaşı aldığı maaşın veya aylık kazancının miktarıyla tesbit...
BAZI LATİFELERİ vardır ki insanın, bir defa öldü mü bir daha dirilmez. Öyle perdeleri vardır ki hayânın, bir defa yırtıldı mı bir daha dikilmez. Ahirzamanda bu perdelerin çoğu yırtılmış; ve biz varlığından haberdar olmadığımız için yokluğunu dahi...
Şehrin Uzak Bir Yerinden…
Ramazan Ayının gelmesiyle birlikte iki zıt manzara dikkatimi çeker hep. Birincisi Ramazan’ın ruhuna uygun olan, yardımlaşmayı, paylaşmayı esas alan iftar çadırlarıyla, yardım dernekleriyle, ziyaretlerle, ibadetlerle ortaya çıkan olumlu manzara; diğeriyse Ramazan’ın...
[coolplayer width="480" height="380" autoplay="0" loop="1" charset="utf-8" download="0" mediatype=""] http://www.youtube.com/watch?v=3wiTNYI8y8g [/coolplayer] Devamını okumak için tıklayınız ...






aysneur
05 Eylül 2009 13:51
rabia hanim cok tesekkür ederim bu kadar icten ve hayattan yazilar paylastiigniz icin …cok begendim
Mehtap Bal
05 Eylül 2009 22:21
İnsan bazen durup silkelenmeli ki nereden gelip nereye gittiğini idrak edebilmesi için nelerden vazgeçip nelere yönelmesi gerektiğini;aldığı her nefesin attığı her adımın O’na ait olduğunu içi titreyerek hatırlamasını büyük ölçüde sağlayan yazılarınızdan dolayı size çok teşekkür ederim. Bu duyguyu verebilmek için O’nunla yoğrulmuş olmanız gerek. Bunun içinde sizi tebrik ederim. Yazılarınızın devamını sabırsızlıkla bekliyorum…