Ölüm olmasaydı, aklımız dayanır mıydı?

01 Ocak 2009  

“31 Aralık’ı 1 Ocak’a bağlayan gecenin özelliği nedir? Yılın en uzun gecesi midir, en uzun günü mü? Kışın başlangıcı mıdır yoksa baharın müjdecisi mi? Toprağa ya da havaya cemre mi düşer? Yay Burcu bitip Oğlak mı başlar ya da Jüpiter Mars’a olabilecek en ters açıyla mı yaklaşır? Cevap, hiç biri değildir. Kırlangıç Fırtınası bile yazmaz takvim yapraklarında. Oldukça sıradan bir gecedir.

“Ancak bu gece önemlidir çünkü dünyanın ekseriyetinde insanlar ittifak halinde aynı anlamı yüklerler. İyimser bir tahminle ortalama 70 yıl olan (İsrail füzelerinin atış alanı olan topraklarda otuzlara kadar düşmüş olsa da) insan ömrünü makul büyüklükte eşit zaman dilimlerine ayırmaya gerek duyarız. Böyle zamanlarda geçmişin muhasebesi yapılır, gelecek için yeni temiz sayfalar açılır.

“Bana göre; 1 Ocak’ın başlangıç olması değil, 31 Aralık’ın son olması daha önemlidir. Son birbakıma ölümdür ve ölüm de kötü bir şey değildir. Ölüm bu dünyada en çok hakkı yenen kelimedir. Halbuki ölüm; bu dünyayı çekilir ve yaşanılır kılan tek şeydir.

“2008’de bir ton kötü şey oldu. Peki, 2008’in biteceğini bilmesek olan bitene katlanabilir miydik? Kötüler her gün onlarca masumu öldürüyor ve yaptıkları yanlarına kâr kalıyor. Bir gün onların da öleceğini bilmesek bu adaletsizliğe aklımız dayanabilir miydi?

“Bugün yeni bir yıl başladı, merak etmeyin bir yıl sonra sona erecek.

Dr. Sivilay Genç – Taraf Gazetesi
01.01.2009


Etiketler:
index

Benzer Yazılar ...

Yorumlar

"Ölüm olmasaydı, aklımız dayanır mıydı?" için 3 yorum

  1. zerre
    01 Ocak 2009 20:51 

    ölüm yokluk, idam, fenâ, hiçlik değil; belki bir Fâil-i Hakîm tarafından, hizmetten terhis, mekan ve beden değiştirmekdir ve vazifeden paydos ve haps-i bedenden âzâd etmek ve muntazam bir eser-i hikmettir. işte meselemiz bunu anlamak…

  2. öznur özdemir
    15 Ocak 2009 03:21 

    ölüm…hakikatı bır kere daha kulagıma fısıldayan yegane mutlulugum…adına yaşamak dediğimiz şu yolculukta rabbımızın ewrende bır bız varmısız gıbı özenle muamelede bulundugu ama bızım bır rabbımız oldugu halde öyle davranamadıgımız gercegını bır kere daha algıladıgım…mutlulugum…hatırladıkca gercege döndüğüm mutlulugum ölüm…ne yapardım ebedi yasasaydım bu ewrende…

  3. gültekin
    17 Mart 2009 13:02 

    bence ölümü hiçbir cümle tanımlamaya yetmez.kimisi için ayrılıktır kimisi için yokluk kimisi için karanlık bir kuyudur işkencedir kimisi içinde en mükemmele kavuşma anıdır.ASIL BÜYÜK KAVUŞMADIR.dünya gurbetinden asıl vatana dönmedir.Bize burda kendine tanıtıran Rabbimizi görme için geçilmesi gereken bi köprüdür.büyük özlemin bittiği andır bence………