Karganın verdiği ders…
14 Aralık 2008
80′ine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen -45 yaşında ve saygın bir işi olan- oğlu salonda oturuyorlardı . Hal-hatırdan, çoluk-çocuktan, havadan-sudan sahbet ettikten sonra oğlu susmuş, ayrılmanın sinyalini vermişti. O anda üzerinde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin pervazına bir karga kondu. Yaşlı baba kargaya gülümserek biraz baktıktan sonra oğluna sordu: ‘Bu ne oğlum?’
Oğlu şaşkın, cevapladı: ‘o bir karga baba.’
Yaşlı baba kargaya biraz daha baktıktan sonra yine sordu: ‘Bu ne oğlum?’
Oğlu daha da şaşkın, yine cevapladı: ‘Baba, o bir karga’
Karga hâlâ pervazda, komik hareketlerle başını sağa sola çeviriyor, başını yan yatırıyor, havaya bakıyor, sonra başını yine onlara çeviriyordu. Yaşlı baba üçüncü defa sordu: ‘Bu ne?’
Oğlunun şaşkınlığı sabırsızlığa dönmüştü: ‘O bir karga baba, üç oldu soruyorsun. Beni işitmiyor musun?’
Yaşlı baba dördüncü defa da sorunca oğlunun sabrı taştı ve sesini yükseltti: ‘Baba bunu neden yapıyorsun? Tam dört defadır onun ne olduğunu soruyorsun, sana cevap veriyorum ve sen hâlâ sormaya devam ediyorsun. Sabrımı mı deniyorsun?’
Babası -yüzünde hâlâ bir gülümseme- yerinden kalktı, içeri odaya gitti ve elinde bir defterle döndü. Bu bir hâtıra defteriydi. Oturdu, sayfalarını karıştırdı ve aradığını buldu. Sevgiyle gülümseye devam ederek sayfası açık bir vaziyette defteri oğluna uzattı ve o sayfayı okumasını söyledi.
‘Bugün 3 yaşındaki minik yavrumla salondaki sedirde otururken yanıbaşımızdaki pencerenin pervazına bir karga kondu. Oğlum tam 23 defa onun ne olduğunu sordu. 23 soruşunda da ona sevgiyle sarılarak, onun bir karga olduğunu söyledim. Rahatsız olmak mı? Hayır! Onun sorusunu masumca tekrar edişi içimi sevgiyle doldurdu.’
‘Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara ‘öf’ bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.’ (İsra, 23)
Etiketler:






devkazanı
14 Aralık 2008 19:15
Ne kadar güzel bir hikaye.Allahım bizi ana babamıza karşı gelmekten koru yarabbi.Kızdığımızda öfkemize hakim olabilecek sabrı bizlere ihsan et.
nurseli
14 Aralık 2008 20:49
gerçekten çok güzel bir hikaye emeyinize sağlık
Rukayye
15 Aralık 2008 10:06
ercekten cok hos…
okuyucu
17 Aralık 2008 01:40
Eyvah! ne olur Allah’ım…
Gerçekten insanı, uyandıran-dürten bir hikaye.
Ve bu nefis hikayenin sunumundaki ‘resim’, bir o kadar güzel kompozisyon oluşturmuş. Tebrikler, başarılar inşaallah… [her durum için (: ]
ESMA ERDOĞAN
17 Ocak 2009 16:24
neçok öf diyoruz halbuki.allahım öf dedirtme sevgi ve muhabbetimizi artır onlara hayırlı olmayı nasip et amin..
ayhan
17 Nisan 2009 21:17
güzel bir hikaye gerçekten,ama şu şekilde düşüne biliriz şimdinin genç geleceğin çocuğu
Yoldas
22 Şubat 2010 18:11
hakikaten buyuklerimize karsi cok saygili olmaliyiz, cunku yarinin ihtiyarlari kim olacak!