Atatürk’ü nasıl sevsinler ki?
16 Haziran 2008

Gazeteci Fatih Altaylı’nın sunduğu televizyon programına katılıp da ‘Atatürk’ü sevmediğini’ söyleyen başörtülü öğrenci, bir anda medyanın boy hedefi oldu.
‘Büyük’ bir gazete, internet sitesinde ‘İşte alçaklığın geldiği son nokta’ gibi düpedüz hakaret içeren bir spot bile kullandı. Bu genç hanım ‘Atatürk’ü sevmemek suçu’ndan yargılanıp hüküm giyer mi, bilmiyorum. (Burası Türkiye; olur, olur.) Fakat kendisine ‘alçak’ diyenleri mahkemeye verip tazminata mahkum ettirme hakkının olması lazım. (Ama burası Türkiye; olmaz, olmaz.)
Kuşkusuz bu gibi ‘aykırı’ beyanlar karşısında yapılması gereken ‘vay, nasıl böyle düşünürsün’ diye köpürmek ve ‘medyatik linç’e girişmek değil. Yapılması gereken, tepki gösteren kişinin niye öyle düşündüğünü anlamaya çalışmak. Zaten burada tepki gösteren kişi, yani ‘türbanlı’ öğrenci Nuray Bezirgan, bunun sebebini de açıklamış. ‘İnsanlar bana Atatürkçülük adına zulmediyorlarsa’ demiş, ‘Benden Atatürk’ü sevmemi bekleyemezsiniz’.
Evet, gerçekten de Atatürk’ü nasıl sevebilir ki? Bu ülkedeki muhafazakar Müslümanlar her gün ‘mürteci’ diye aşağılanıyor, devlet kurumları tarafından ‘iç düşman’ ilan ediliyor, ‘kamusal alan’dan mahkeme kararıyla kovuluyorlar ve bütün bunları yapanlar sürekli olarak Atatürk’ü referans gösteriyor. Muhafazakar dindarların haklarını savunan siyasi partilere karşı defalarca darbe yapıldı, şimdi ‘ağır çekim’ bir tane daha yapılıyor, ve demokrasiyi hedef alan tüm bu saldırılar ‘Atatürk ilkeleri’ne dayandırılıyor. Ortalık, ‘Atatürk Türkiyesi’nde dincilere, tarikatçılara yer yok!’ diye ültimatom veren rejim gardiyanlarıyla dolu.
Bu durum karşısında ne hissetmesini bekiyorsunuz ki bu insanların? Kendilerini sürekli ezen ve aşağılayan bir ideolojik akımın idolünü nasıl benimseyebilirler?
Eğer Atatürk’ü tüm yurttaşların saydığı ve sevdiği ulusal bir sembol haline getirmek istiyorsak – ki buna ihtiyacımız var – o zaman yapılması gereken onu bu ideolojik şablondan çıkarmak. ‘CHP ideolojisi’nin tapulu malı değil, tüm toplumun ortak değeri haline getirmek. ABD’de George Washington öyledir mesela. Dar bir ideolojinin değil, tüm ideoloji ve görüşlere serbest rekabet ortamı sağlayan ‘demokrasi’nin kurucusu sayıldığı için herkesçe benimsenmiştir.
Bizde ise Atatürk giderek daha fazla ideolojikleştirildi, toplumun tümünün değil, sadece ‘merkez’inin sembolü haline getirildi. Öyle ya, Atatürk’ten, ‘Kürdünden Ermenisine, kravatlısından şalvarlısına, Nakşibendisinden Nurcusuna dek herkesin atası’ diye söz edildiğini duydunuz mu hiç? Böyle kucaklayıcı bir Atatürk portresi vardı da, toplum mu beğenmedi?
İşin doğrusu şu: Türkiye hala ideolojik bir devletle, bu ideolojiyi benimsemeyen kesimlerin çatışmasını yaşıyor. Bu ideolojik devlet, dünyadaki pek çok benzerinin yaptığı gibi, kendine meşruiyet sağlamak için bir ‘lider kültü’ yaratmış durumda. Bu otoriter sistemi ‘yaşam biçimleri’ ve çıkarları açısından faydalı bulanlar, yahut onun ideolojisini içselleştirmiş olanlar, durumdan memnun. Sistem yüzünden hakları çiğnenenler, yahut hakları çiğnenenlere içleri sızlayanlar ise, demokrasi ve özgürlük istiyor.
Bu otoriter sistemin ve onun yarattığı ‘lider kültü’nün herkes tarafından güle-oynaya benimsenmesini beklemek, tek kelimeyle saflık olur. Bunu zorla elde etmeye kalkmak, ‘Atatürk’ü kanun zoruyla sevdirmek’ ise, saflığın ötesinde despotluktur.
Unutmayın ki sevgi dayatılmaz, kazanılır. Eğer bazı vatandaşlarınız sizi bir türlü sevemiyorsa, suçu sürekli onların ‘ihanetinde’ aramak yerine biraz da kendinize bakmanız, ‘biz ne yaptık bu insanlara’ diye sormanız lazım.
Mustafa Akyol-Star Gezetesi
16.06.2008
Benzer Yazılar ...
Asil bir korku
Dünyası ikiye bölünmüş, dünyanın kendisi gibi. Durumunu bir şehrin nehirle ikiye bölünmesine benzetmişti. Ortasından nehir geçen şehirlerin iki yakası vardır. Onun da iki yakası var. İki yakasını bir araya getirmeye uğraşıyor. Onu ikiye ayıran neydi?...
Ezanlar okundukça Menderes anılacak
1950 yılının 16 Haziran’ı, yakın tarihimizin kırılma anlarından biridir. Türkiye, 1932 yılından beri “Tanrı uludur, Tanrı uludur” şeklinde okunan Türkçe ezanı o gün resmen bırakıp Arapça ezana dönecektir. Gerçi yapılan yasa değişikliğinde...
Yalnızken, kimsin?
Köylere yaya gidildiği zamanlarda, adamın biri yolda yorulmuş, heybesinden çıkardığı karpuzun birini kesmiş, yemiş. Kabuklardan arta kalan kırmızı kısımlara bakıp, “Desinler ki bunu bir ağa yemiş.” deyip, kabukları bir kenara bırakmış. Sonra...
Avatar – Ebabil Kuslari
Miladi 571, Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.)’in doğum yılıdır. Tarihlere “Fil vak’ası” diye geçen hadisenin Peygamberimiz’in doğduğu yıl gerçekleştiği rivayet edilir. Yemen Kralı Ebrehe, kendi hükümranlığına rakip bir merkez...






Merve
17 Haziran 2008 14:44
‘İnsanlar bana Atatürkçülük adına zulmediyorlarsa’ demiş, ‘Benden Atatürk’ü sevmemi bekleyemezsiniz’.
güner
26 Haziran 2008 15:42
Yazarımızı kutlamak gerekiyor , söylenmesi gerekeni cok güzel söylemiş. Unutmayın ki sevgi dayatılmaz, kazanılır. İnşaallah birileride bunun farkına varır.
Kadir AYDIN
02 Temmuz 2008 00:11
İLLA HERKEZ BİR ŞEYİ SEVEMESİ Mİ LAZIM VEYA BİRİLERİNİ O KADAR HZ. MUHAMMET MUSTA S.A.V EFENDİMİZE SÖLENEN KELİMELERE BU KADAR KALKTIMI BU MİLLET BU HALKTA ŞİMDİ BUNLARA BÖLE DİYOR ANKET YAPILSA ACABA KAÇ KİŞİ SEVİYOR KAÇ KİŞİ SEVMİYOR
Bendeniz Ufuk
24 Temmuz 2008 22:57
Bir Devleti ayakta tutan O Devleti var eden değerlerdir. Bu Devletide ‘ATATÜRK’ ve TÜRK MİLLETİ var etti. Bu nedenlede bazı değerler kesinlikle tartışmaya açık değildir. Tartışma götürmez bir konyu bu şekilde ele aldığı için, yazarınızı kutlamak değil kınamak lazım…
— BİLMEYENLERE: BU DEVLETİ ATATÜK LİDERLİĞİNDE TÜRK MİLLETİ KURDU. YÜCE DİNİMİZ İSLAMİYETİ DE ALLAHIMIZ PEYGAMBERİMİZİN ELÇİLİYİNDE TÜM İNANANLARA GÖNDERDİ. İKİ DEĞERİ AYNI KEFEDE DEĞERLENDİRMEK GÜNAHTIR. ŞİMDİ ANKET YAPILSIN DİYENLER GÜNAHLARINI BİLİYORLARDIR HERALDE…! BÖYLE YAPMAYA DEVAM EDERSENİZ NE DİNİMİZE SAYGILI OLABİLİRSİNİZ. NEDE DEVLETİMİZİ YÜCELTE BİLİRİZ.
Bendeniz Ufuk
27 Temmuz 2008 14:02
Bir Mesaja Cevaptır.
Bir Mesaja Cevaptır.İslam dini arabın değil benim dinimdir.
Peygamberler tüm alemler içindir
O bütün insanlığın ve milletlerindir.
Atatürk de kimsenin tabusu değildir.
Atatürk’ü iyi tanı, dinsiz değil!
Mehmet Akif’e Fatiha şerhini,
Elmalılı Hoca’ ya Kur’an mealini
Yazdıran, Atatürk’den başkası değil
Herkes tutmuş bir sözünden asılır
Kafasında kendi gibi düşünen Ata yaratır
Sunar çevresine aslı gibi bir parmağını
Anlatırda anlatır, milleti de kandırır.
Atamı severim ama peygamber değil.
Aydınlık, çağdaşlık dinsizlik hiç değil.
Maksadım gönlünü kırmak da değil.
Gel de gör Dost sözü bu yalan değil.
İlim dediğin Alim’in sunduğu kadarıdır
Senin ise kabın alamaz çok dardır.
Adı ben de saklı bir mesaja cevaptır.
Mesajın aslı Ata’yıda canımıda çok acıtır.
Okursanız belki figanım anlaşılır.
Felsefenin hası Tasavufdadır.
Mevlana’dan bana miras dır
‘Ne olursan ol gel’ bu sana nasihattır.
Kıyamam sana yolun yol değil
İnsan bu, dünyada kalıcı değil
Saygım seni Yaradana
Seni eğiten/eğrilten adam değil.
01 Temmuz 2008
Nurhayat Nalçacı
emine
10 Nisan 2009 21:41
anlatılanları gene anlamayanlar var herkes anladığı yandan yorum yazmış….kısaca nuray arkadaşımıza katılıyorum açıklamasınıda yapmış.ki biz atatürkü sevmiyoruz diye bi konuda yok ortada..dinle de bağdaştırmayın arkadaşlar…helede Peygamberimizle ASLA…