iki satır yazisin…
19 Mart 2008

Benzer Yazılar ...
Sevgi
Devamını okumak için tıklayınız ...
3 söz
“Benim davama hizmetime; ilim mani olacaksa yasasın cehalet, eğer zenginlik mani olacaksa yasasın fakirlik, eğer akıl mani olacaksa yaşasın cünun, eğer evlilik mani olacaksa yaşasın bekarlık!..” Zübeyir Gündüzalp ” Hiç kimse ölmek istemez. Cennete...
İçinden taze et(balık) yemeniz ve takacağınız bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren O’dur. (Nahl Suresi, 14) Devamını okumak için tıklayınız ...
Niyet..






batuhan
20 Mart 2008 17:25
sizin bu kelimeleriniz beni etkiledi
hercai
22 Mart 2008 21:38
kim yazmıssa güzel yazmıs:)
gökselaydın
03 Nisan 2008 02:12
ya ben bayadır ziyaret edemiyordum bu sağ üst köşede etkileyici yazılarınız vardı bu okuduğum gibi onu kaldırmışsınız inş yazı sayısını genişletme çalışmanız vardır yoksa üzülürüm … sevgi ve dua ile…
CELALETTİN YUCA
27 Mayıs 2008 03:13
Molla Camî’nin 500 yıl önce yazdığı hikâyelerden birinde bugüne çok fazla “dokunan” bir olay anlatılmaktadır.
Hint hükümdarı Bağdat Halifesi’ne bir takım hediyelerle birlikte bir de bilgin gönderir. Mektubunda bu bilginin becerileri anlatılmakta ve kendisini dinlemesi önerilmektedir.
Bağdat Halifesi bilgini yanına çağırtır, “Anlat bakalım” der.
Bilgin iki önemli buluş yaptığını anlatır: “Bunlar sadece büyük hükümdarlara, halifelere yakışan şeylerdir” der.
Halife meraklanır, “Nedir bunlar?” diye sorar.
Bilgin açıklar:
“Birincisi bir boyadır. Ak saça ben kendi usullerimle sürer kara yaparım. Bir daha da saçlar aklaşmaz, yıkanınca boya çıkmaz, hep kara kalır…
İkincisi bir macundur. Yemek yedikten önce ve sonra bu macundan birer parmak yenildiği zaman, ne kadar yenirse yensin, ne kadar baharat kullanılırsa kullanılsın mide hiç rahatsız olmaz… Bunu kullanan istediği kadar yer içer…
İşte bu yüzden bu buluşlarım hükümdarlara, halifelere yakışan şeylerdir…”
Bağdat Halifesi biraz düşündü ve şöyle dedi:
“Hükümdarının mektubunu okuyunca ben de seni insanlığa faydası olmuş bir bilgin sanmıştım.
O saç boyası, bir sahtekârlıktır. Saçı beyazlamış insana o beyaz saç eğer yaptığı iyi işlerin yansıması ise yakışır. Beyaz saç aydınlığın, nurun rengidir.
Eğer ki bir ihtiyar o beyaz saçının değerini ve anlamını bilmez, onu senin boyanla kara yaparsa o, hayatını boşa geçirmiş bir ihtiyardır. Çünkü ihtiyarlıktan sonra gençliğin tekrar geleceğini sanmaktadır.
Macununa gelince… Aklı başında bir insan oburluktan, mideyi gereksiz yere doldurmaktan hoşlanmaz. Ben de oburlardan, tok olduğu halde yemeye devam edenlerden hoşlanmam.
Açlık vücudun bir zaafıdır, onun ilacı da itidalle yemek, doyunca sofradan kalkmaktır. Oburluk ise bir hastalıktır ve sadece sofrada değil bütün hayatta insanın başına dert açan açgözlülük hastalığıdır…”
Molla Camî’nin aktardığına göre, Bağdat Halifesi bilgini boyası ve macunuyla birlikte hemen evine göndermiş…
Nur
29 Mayıs 2008 14:05
ebedi yaşam..
inşallah hayırlarla gideriz selam ve dua ile..