Üç beş damla kan ve binlerce endişe!

23 Eylül 2007  

 

İnsan ile hayvan arasında ciddi sayılabilecek hiç bir fark yoktur. Hatta bazı hayvanlar kendi yaşam biçimlerine göre insanlardan daha donanımlı doğarlar. Doğduktan kısa süre sonra ayağa kalkar, hatta bazıları anneye bile ihtiyaç hissetmezler.

İnsan ile hayvanı ayıran tek fark, ne insanın zekası, ne konuşabilmesi ne de alet kullanabilmesidir. Tek fark yaratıcının yeryüzünde insanı muhatap kabul etmesidir.

Eğer yaratıcı yeryüzünde insanı muhatap kabul edip ona bu değeri vermemiş olsaydı hayvanlardan pek farklı bir hayatımız olmayacaktı, ya da hiç olmayacaktık.

Yeryüzünde medeniyetler hep din duygusunun verdiği ilhamlarla kurulmuştur. Hiç bir büyük sanat eseri yoktur ki, herhangi bir dinin insana verdiği ilham ve ulvilikle yapılmış olmasın. Sumela Manastırı’nı insan başka hangi motivasyonla yapabilirdi ki! Veya Ayasofya’yı, ya da Süleymaniye’yi…

Allah insanı kendine yeryüzünde muhatap kabul ederken, insanı da bütün bir evrenle alakadar yaratmıştır. O yüzden büyük zatlar “İnsanı büyütsen büyütsen büyütsen bir kainat olur, kainatı küçültsen küçültsen bir insan olur” demişler. Ve “İnsan bütün kainattan hassas ölçülerle süzülmüş bir katredir, noktadır.”

Bu anlamda yaratıcı onu kainata nispet yapmış, yarattığı herşeyi onunla ve onun yaşam biçimiyle ilişkilendirmiş, yarattığı herşeyi bir şeyle, insanla, insanı da yarattığı her şeyle irtibatlandırmıştır.

Güneş olmadan gözlerimiz işe yaramaz. Gözlerimiz olmadığı zaman Güneş ışınlarının görme noktasında bizim için pek anlamı olmazdı.

Güneşi bir lamba, ayı bir takvim, horozu bir çalarsaat gibi insanın hizmetine veren ve bütün yeryüzünü insanın varlığını sürdürebilmesi için gerekli nimetlerle donatan, yerin altını ayrı üstünü ayrı biçimlerde süsleyerek insana takdim eden elbette ki Yüce Yaratıcıdır.

İşte böyle bir yerde oruç gibi bir tasarrufun insana varlığı ve varlığı sürdürebilmek için gerekli nimetlerin anlamını anlatması için verildiği anlaşılıyor.

Tok açın halinden anlamayacağı gibi, insan Allah’ın nimetlerinden mahrum kalmadığında o nimetlerin kıymetini takdir edemiyor. Hastalıkta sağlığın, yaşlılıkta gençliğin, soğukta sıcağın, sıcakta soğuğun kıymetini ancak hissedebiliyor.

Demek ki, ramazan orucu insana nasıl insan olunacağını anlatması bakımından müthiş bir seziş kabiliyeti de kazandırıyor. Nimetleri tüketirken nimeti vereni düşünme kabiliyetini… Sadece tüketmenin, onu vereni hatırlamamanın ne büyük bir zarar olduğunu da kalplere hissettiriyor.

İnsanı bütün kainatla alakadar kılan Allah aynı zamanda insanı müthiş derece de de aciz yaratmıştır. Neydi insan, üç beş damla kan ve binlerce endişe…

Ve insan acziyeti ancak yaratıcısına nispeti ile azalır. Onu tanıdığı nispette yücelir, ondan uzaklaştığı nispette alçalır…

Nuh GÖNÜLTAŞ
23.09.2007
Bugün Gazetesi


Etiketler: ,, ,
index

Benzer Yazılar ...

‘Gençliğe Hitabe’ de kaldırılmalı

  Milli Eğitim” alanında iyi şeyler oluyor. Hem Kuzey Kore’yi andıran 19 Mayıs törenleri hem de 12 Eylül yadigarı “Milli Güvenlik” dersleri tarihe karıştı. Bakan Ömer Dinçer, “ideolojik eğitimin sonu geliyor” diyerek kapsamlı bir reformun da... 

Bu söz Hz.Abdullah’ın Said’lere vasiyetidir

Çoğumuz hayattan memnunuz. Sıkıntı ve çileli geçse de hayat çekiliyor. Elimiz mahkûm. İstesek de, istemesek de bu hayattayız. Yapacak bir şeyimiz yok. Bize danışılmadan, bize sorulmadan annemizin rahmine yerleştik. Ve yine bize sorulmadan ve rızamız alınmadan... 

Babama Dua

Baba, anneyle beraber anılır hep. Arapçadaki “ebeveyn” ifadesi baba menşelidir. Türkçemizde ise o iki kudsî varlıktan bahsederken “anne-baba” deriz. Hangisi daha uygundur bilemem ama bildiğim bir şey varsa o da babanın, insan hayatındaki yerinin... 

Duruşu Yeter…

Salih Özcan Ağabeyimiz, Üstad Hazretleri’nden bahsederken, “O’nun hiçbir kitabı ve külliyatı olmasaydı bile ‘Lâhikalar’ yeterdi.” diyor. Kadirşinas birisi de “Hiçbir şeyi olmasaydı duruşu yeterdi.” diyor. Gerçekten... 

Yorumlar

"Üç beş damla kan ve binlerce endişe!" için 1 yorum

  1. arzunihal
    11 Kasım 2008 23:40 

    bende insanım bazen öyle çıkılmaz yollara giriyorumki bunalıyorum amarabbim içime bir hoşluk veriyor mutlu oluyorum bu nedir cevabını ben vereyim inançtır gerçekten islamiyette huzur var yazı güzel anatmış insanlığı ama anlayana.