Osmanli’nin Elbisesi Yetiyordu

20 Mart 2007  

19.yüzyılda Almanya nın Mülhaym şehrindeki Ren nehrinin bir yakasında Almanlar, öbür yakasında da Fransızlar oturuyordu. Fransızlar, her sene nehrin Almanlar’daki kısmına geçip mahsulün tümünü toplayıp götürüyorlardı. O sıralar, birliğini temin edemeyen güçsüz Almanlar ise buna fazla ses çıkaramıyorlardı tabiî. Her sene böyle olunca çareyi Osmanlı Sultanına durumu yazıp, imdat istemekte bulurlar.

Mektupta şöyle denmektedir:

“Fransızlar her sene bize zulmediyor, mahsulümüzü elimizden alıyorlar. Siz ki, dünyaya adalet dağıtan bir imparatorluğun sultanı, İslamiyet’in dehalifesisiniz. Bizi şu zulümden kurtarın. Asker gönderin. Ürünlerimizi bu sene olsun toplama imkanı sağlayın.”

Çöküş faslına girildiği bir zamana denk gelen yardım isteğini inceleyen padişah asker göndermeyi mümkün ve gerekli görmez; yalnızca asker elbisesi göndermeyi kâfi bulur ve cevabı bir mektupla beraber içi askeri elbise dolu üç çuval yollanır. Şaşkına dönen Almanlar, çuvalı alıp mektubu okurlar:

“Fransızlar korkak ademlerdir. Onlara yeniçeri göndermemize gerek yoktur. Yeniçerimizin kıyafetini görmeleri kâfidir. Çuval içindeki Osmanlı askerinin elbiselerini adamlarınıza giydirin. Mahsul zamanı, nehrin görülecek yerlerınde dolaştırın. Karşıdan gören Fransızlar için bu kâfidir.”

Bağ bahçe sahipleri hemen Osmanlı askerinin kıyafetini kapışırlar. Hasat vakti büyük bir heyecanla yeniçeri kıyafetinde, nehir kıyısında dolaşmaya başlarlar. Ertesi gün, karşıdan gelen haber, Almanlar’ın sevinç çığlıkları atmalarına sebep olur:

“Osmanlılar’dan imdat geldiğini düşünen Fransızlar, korkudan köylerini de terkederek iç kısımlara doğru kaçmaktalar. Mahsulünüzü rahatça toplayabilirsiniz. Zulüm sona ermiştir.”

Bu olay, Mülhaymli’lerin gönüllerin de taht kurmuştur. Giydikleri yeniçeri kıyafetlerini, daha sonra Mülhaym’a bağlı Karlsruher Müzesi’ne koyup ziyarete açarlar. Şehrin en yüksek binasına da Osmanlı bayrağı asarlar. Ayrıca, halen olayın yıldönümünde de şehirde bir karnaval düzenleyip, hadiseyi temsilen kutlarlar.


Etiketler: ,, ,
index

Benzer Yazılar ...

Hz. Musa’nın mucizesine bilimsel yorum

ABD’li bilim insanları, Hazreti Musa’nın Kızıldeniz’i ikiye ayırmasının bilimsel olarak mümkün olabileceğini söyledi. Kutsal kitaplarda Hz. Musa’nın denizi ikiye ayırarak İsrailoğulları’nı kurtulmalarını sağladığı anlatılıyor.... 

Beni ben olduğum için…

                 Devamını okumak için tıklayınız ...

Güllerin Efendisi Çanakkale’de Onlar da insandı

Kıştan yeni çıkmış ıslak ve bereketli toprak, ilkbahar güneşine göğsünü açmış, bağrında hayatla ilgili ne var ne yoksa hepsini ortaya dökmeye hazırlanırken, Çanakkale’de nice civanlar daha ölmeden diri diri mezara konuyordu. Bahar, dallarda çiçek... 

Faiz ve kâr karşılaştırması

Faiz; üretim sürecinin başında, üretim sürecinden bağımsız olarak tek başına sermaye için öngörülen sâbit ve hayalî bir gelirdir. Faiz, ortada gerçekleşmiş herhangi bir hâsılat olmadan, doğmuş gibi düşünülen veya doğacağı farz edilen hayalî bir... 

Yorumlar

"Osmanli’nin Elbisesi Yetiyordu" için 5 yorum

  1. murat
    17 Haziran 2008 15:01 

    biz böyle bir milletmişiz işte dünyaya nam salmışız ama ne fayda şimdiki halimiz içler acısı ama genede dünyaya söylenir adımız çilgın türk

  2. buğra
    01 Ağustos 2008 18:40 

    Allah hepinizden razı olsun, böyle bilgileri okudukça atalarımın ne kadar büyük olduklarını görüyorum, okurken ağlamamak için kendimi zor tuttum!
    Ey Türk atalarınla gurur duy, onların kemiklerini sızlatacak davranışlardan kaçın..

    “Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”
    M. KEMAL ATATÜRK

  3. haktan
    10 Ağustos 2008 23:28 

    inş. gelecek nesıllere bızımle gurur duyacakları bıseler bırakabılsek. we adalete muhtac olmayıp adalet dagıtabılsek…

  4. ihsan
    25 Eylül 2008 10:06 

    İşte o zmn türkleri Osmanlı elbiseleriyle avrupalıları titretiyolardı İşte şimdiki biz türkler ise Avrupanın kölesi olucaz nasıl geldik bu hallere düşünmek lazım!!!!!

  5. özden
    07 Kasım 2008 00:28 

    tabiki atalarımızla gurur duyuyoruz fakat bazı padişahlarımızın kardeşlerini daha yeni doğduklarında boğarak öldürmeleri doğrumu