Zimem (Veresiye) Defteri

26 Şubat 2007  

 

Osmanlılar zamanında Ramazan günlerinde tebdil-i kıyâfet ile, pek çok zengin, hiç tanımadıkları mıntıkalardaki bakkal, manav dükkânlarına gider, onlardan Zimem Defteri ‘ ni (veresiye defteri) çıkarmalarını isterlerdi.

Baştan, sondan ve ortadan rastgele sahifelerin toplamını yaptırıp, miktarını ödedikten sonra;

“Bu borçları silin! Allah kabul etsin!” der, kendilerini tanıtmadan çeker giderlerdi.

Borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu; borcu sildiren, borçtan kimi kurtardığını bilmezdi…

Gizli verilen nafile sadakanın, açıktan verilen nafile sadakadan yetmiş kat daha sevap olduğunu bilen zevat, yardımlarını mümkün olduğunca gizliden yapmaya gayret ederdi. Ecdadımız sağ ile verdiğini, sol elinden bile gizler, yaptıkları iyilikleri unutur giderlerdi.

İtalyanların askıda kahve olayı geziyordu net’te bir ara, ecdadımız bu konuda da daha ilerisini zaten yapmış. Sürekli Batı yı övüp geçmişimizi ve atalarımızı yokmuş gibi görenlere ithaf
edilir.

Çok asil bir millet ve atalara sahibiz.

Zimem: Gizli, Gizli yapılan şey, Gizli yapılan iş.


Etiketler: ,, ,
index

Benzer Yazılar ...

Tüm Hazinelerimizle, oruç tutmak…

Göz, neyi görürse, akıl onun derdine düşüp onunla meşgul oluyor.. Öyleyse, ey göz, güzel bak !.. Sen güzel baktıkça, güzeli gördükçe, kainatın sayfaları açılacak bir bir önüne.. Sen bakmaman gerekenlere baktığında, yorulacak akıl ve kalp. Gayenin... 

Adalet ? O eskidendi…

  1400’ lü yılların ortaları; Fatih’in muhakeme edilişi o zamanki adalete müşahhas bir misaldir: Fatih Camiinin inşası esnasında koca bir mermer sütunu yanlış kesip israf ettiği, dolayısıyla devlete zarar verdirdiği gerekçesiyle Fatih tarafından eli kestirilen... 

Video: Endonezya Mehter Takımı

 Devamını okumak için tıklayınız ...

O seni sevince sirtini Sultan Murad’a bile keselettirir

Habib Baba, 4.Murad devrinin gizli, kimsenin bilmedigi Allah dostlarindandir. Yaslidir,fakirdir, gariptir. Fakat Rabbinin katinda da alemlere denk bir degerin sahibidir. Yasli Habib Baba, uzun bir kervan yolculugunun sonunda Istanbul’a gelmistir.Yolculugunun tozunu, yorgunlugunu... 

Yorumlar

"Zimem (Veresiye) Defteri" için 1 yorum

  1. MAZRUP
    02 Mart 2007 00:04 

    GERÇEKTEN ÇOK ASİL BİR ACDADA SAHİBİZ. MESELA FATİH GİBİ NUMUNE-İ MİSAL BİRİNE SAHİBİZ. BU KONUDA BENİM AKLIMA DA BİR HİKAYE GELDİ:
    BİRGÜN FATİH SULTAN MEHMET TEBDİLİ KIYAFET YAPARAK İSTANBUL’DA ESNAFI DOLAŞMAYA ÇIKMIŞ TABİ SABAHIN DAHA SEHERİNDE ÇIKMIŞ. HANİ BEREKET SABAHIN SEFERİNDEDİR YAA- BU ECADADIN EVLATLARIYIZ BİZ-FATİH’TE BUNU BİLEREK ÇIKMIŞ YOLA. İLK GİRDİĞİ DÜKKANDAN 1 KİLO ZEYTİN ,1 KİLO PEYNİR,1 KİLO BAL İSTEMİŞ. AMA BİZİM ECDAD O KADAR AÇ GÖZLÜMÜ DERSİNİZ. DEĞİL TABİ BÜYÜKLÜĞÜNÜ DE BURDA GÖSTERİR TANIMADIĞI BU KARA KURU ADAMA. İLK GİRDİĞİ BAKKALDAN BU İSTEKLERDE BULUNUNCA BAKKAL DA SADECE ONA 1 KİLO ZEYTİN VERİR . FATİH ŞAŞIRMIŞTIR TABİ. NİYE BÖYLE DİYE SORUNCA. BAKKAL O MÜKEMMEL VECİZ İFADESİNİ SÖYLER. HEM DE ADAMI KALBİNDEN VE BEYNİNDEN VURAN VECİZ İFADESİNİ. “BEYİM BEN BUGÜN Kİ SİFTAHIMI YAPTIM. SEN BENİM YAN DÜKKANA GİT ONUN DAHA SİFTAHI OLMADI ONDAN AL DER. TABİ FATİH DİĞERİNE GİDER. AYNI VECİZ İFADEYİ DUYARAK BEYNİNDEN VE KALBİNDEN VURULMUŞA DÖNER. TABİ BU BÜYÜKLÜK VE TEVAZU BÖYLE DEVAM EDER. FATİH EN SONUNDA TABİ ŞU İFADEYTİ KULLANMAYA MECBUR KALIR:”BEN BU NESİLLE DEĞİL BÜYÜK İSTANBUL’U DÜYA’YI BİLE FETHEDERİM”
    İŞTE BÖYLE ASİL BİR ECDADA SAHİBİZ. ALLAH BİZDEN SONRA GELECEK NESLE DE BU ŞEKİLDE BİZİMLE GURU DUYMAYI NASİP ETSİN…