Kabağın Bir Sahibi Var..

21 Şubat 2007  

326146820_cdbce6c21f.jpg

Vaktiyle bir derviş, nefsi ile mücadelenin, bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınarak, varlıktan vazgeçecektir.
Fakat iş yamalı bir hırka giymekle olmamaktadır.Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir…

Saç, sakal, bıyık, ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.

Berberden kendisini traş etmesini ister.
Berber dervişin saçlarını kazımaya baslar. Derviş aynadan durumu izlemektedir. Basının bir kısmı tamamen kazınmıştır.
Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atar ve şaklabanlık yaparak:

“Kalk bakalım kabak, kalk da tıraşımızı olalım!”
diye kükrer.

Dervişlik bu… Sövene dilsiz, vurana elsiz olması gereltir. Kaideyi bozmaz derviş, hiç ses etmez, usulca kalkar yerinden.

Berber mahcup olur ama,korkmuştur da. Sesini çıkartamaz.

Kabadayı Dervişin kalktığı koltuğa oturur, berber traşa baslar. Traş sırasında da devamlı olarak dervişi aşağılayıp alay etmeye devan eder;

“Kabak aşağı, kabak yukarı…..”

Traş biter, kabadayı dükkandan çıkar.

Henüz birkaç metre gitmiştir ki, gemden boşanmış bir at arabası yokuştan aşağı hızla üzerine gelerek kabadayıya çarpar. Kabadayı orada yığılır kalır.
Ölmüştür.

Görenler çığlığı basarlar.
Berber ise şaşkındır.
Bir bu kötü manzaraya, bir dervişe bakar, gayri ihtiyarî sorar:

- Biraz ağır olmadı mi derviş efendi??..

Derviş mahzun ve düşünceli bir şekilde cevap verir:

- Vallahi asla gücenmedim ona.
Hatta hakkımı da helal etmiştim…
Gel gör ki kabağın bir sahibi var.
“O” gücenmiş olmalı!..


Etiketler:
index

Benzer Yazılar ...

Yorumlar

"Kabağın Bir Sahibi Var.." için 3 yorum

  1. Özveri Tekman
    21 Şubat 2007 18:27 

    İnsanoğlu nefs dünyasına dalıp Allahın güzelliklerini görmeyip ya da böyle güzel kullarını incitmeleri mümkün olabildiği gibi her şeyin Halık’ı olan ve insanoğluna şah damarından daha yakın olan bir Kadir-i Zülcelal’in varlığını hissetmemeleri dahi ihtimal dahilindedir. Allah bizleri son nefesimizde de kendisini hatırlayanlardan eylesin ve bu temsili hikayeyi bize sunan arkadaşımızdan da razı olsun inşallah (amin)

  2. zekii
    14 Haziran 2009 20:54 

    biraz çabuk olmuş ama.hikmetinden sual olunur mu.Adına kurban olduğum Rabbim neylerse güzel eyler..değilmi.itirazı olanlara ithaf olunur.

  3. celalettin
    29 Temmuz 2009 02:19 

    Sakın incitme bir canı
    yıkarsın arşı Rahmanı…M.Lütfi